Katmülkiyeti.Com


Reklam Alanı !

Kararın yok hükmünde olup olmadığı/dava açma süresi

Başlatan ack1903, Mart 21, 2017, 08:28:52 ös

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Herkese iyi çalışmalar dilerim

29.04.2016 tarihli ,olağan genel kurulda , zemin kattaki işyerlerine, onların önlerine tekabül eden bahçe alanlarının kiralanmasına dair karar alınmış, 38 bağımsız bölümden 12 malikin katılımı ve 2 kişinin muhalefeti ile.
03.06.2016 tarihinde, mevcut yönetimin istifası üzerine, yeni bir yönetim kurulu seçilmesi amacıyla olağanüstü toplantı yapılmış, işbu olağanüstü toplantıda gündemde olmamasına rağmen bahçenin kiralanması konusu tekrar konuşularak oya sunulmuş , karar defteri aynen şu şekildedir " aşağıdaki dükkanların ortak alanı kullanmaları için kiraya verilmesini isteyen 8 kişi, istemeyen 6 oy olarak belirlenmiştir, önceki gk kararlarının aynen uygulanacağına oy çokluğu ile karar verilmiştir" . karar defterini 6 kişi muhalefet şerhi ile imzalamışlar.
1- KMK 43 gereği ortak alanların kiraya verilmesi için oy birliği gerekir( her ne kadar bahçe kelimesi lafzedilmemeiş ve tahdidi olarak sayılmış gibi görünse de tüm ortak yerlerin kastedildiğini düşünüyorum)  , oy birliği olmaksızın alınan bu karar kanunen " yok hükmünde midir yoksa iptal edilinceye kadar geçerli tabir edilen kararlardan mıdır buna karar veremedim çünkü KMK 33 gereği 1 ay ve 6 aylık dava sürelerini kaçırmış durumdayız, şayet iptalini talep edeceğimiz karar yok hükmünde ise süre koşulu aranmayacağından hak düşürücü süre açısından bir sınırımız yok.
2- Davanın konusunun , her iki toplantıda alınmış bulunan " ortak yerlerin kiralanmasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptalini talep etmek olduğunu düşünüyoruz.
3-Nisan tarihli toplantıda ortak alanların kiralanmasına onay veren ancak sonradan haziran ayındaki toplantıda fikir değiştirip bu karara muhalefet eden 2 kişinin davacı olmasında sorun olacak gibi, çünkü ikinci toplantıda alınan , birinci toplantıya atıfta bulunarak " aynen geçerli kalacaktır" diyor.  yok hükmünde olduğununun tespiti için her iki kararın birlikte iptalini talep etmeliyiz ve kararlardan ilkine olumlu oy kullananan malikin dava hakkı olmadığını düşünüyorum , Sizler ne düşünürsünüz?
4- her iki toplantıya katılıp olumsuz oy kullanan iki kişi ve iki toplantıya da katılmayan 1 kişi daha davacı olacak.burada sorun yok gibi, tabii eğer anılı karar " yok hükmünde " kararlardan ise ...
5- toplantı çağrı ve sair toplanma usulleri yönünden herhangi bir itirazda bulunamıyoruz çünkü toplantıda vardık. ( olağanüstü mahiyetteki ikinci toplantıda hem çağrı usullerine uyulmadı, hem yeni gündem oylanmadı hem de karar yeter sayısına uyulmadı

Sanırım yapılacak tek şey, KMK 45 de aranan yeter sayı ile karar alınmadığı gerekçesi ile hareket etmek olacak, tabi eğer hak düşürücü süre sorununu aşabilirsem. Görüşlerinizi sabırsızlıkla bekliyor iyi çalışmalar diliyorum.




Linkback: Kararın yok hükmünde olup olmadığı/dava açma süresi Mesajı Paylaş


  • Gösterim 3,584 
  • Kat Mülkiyeti İle İlgili Soru ve Paylaşım Bölümü
  • 6 Yanıt




Sayın <ack1903>

Öncelikle hatırlatmak isterim ki, Kmk toplantısında alınan kararın "Yok Hükmünde sayılabilmesi için" şekil bozukluğu gerekir. Toplantı çağrısının usulsüz yapılmış olması "Yok Hükmünde" şekil bozukluğuna sebeptir.

Her zaman kolay olduğu için aynı örnek verilir; Nikah memurunun huzurunda olmadan "Evlenmeyi Kabul Ediyor musunuz?" sorusuna defalarca "EVET" dense dahi hukuki bir değeri yoktur. "Niyet" niteliğinin önüne geçemez.

Olağan üstü toplantıların çağrı usulü, olağan toplantı çağrı usulüne göre daha katıdır. Çünkü olağan toplantıya kat maliki OCAK ayında veya Yönetim Planında yazan aydan önce Yöneticisi ile irtibata geçerek toplantı tarihini, yerini, zamanını ve gündemi hakkında bilgi alabilir. Ancak adı üstünde olağan üstü toplantı hakkında kat maliki tahminde bulunamaz. Yine de, kanun olağan üstü toplantı çağrısının (yönetime önceden belirttiğiniz veya mernis adresinize yapılan taahhütlü mektupla tebliğ edildiği takdirde) tarihinden en geç 6 ay süre içinde toplantı hakkında bilgi sahibi olduğunuzu var sayar. Sizin tebligatı almamış olmanız/postadan takip etmemiş olmanız sizi sorumluluktan kurtarmaz. Bir de çağrı usulsüz yapılmış olsa dahi, eğer toplantıya katıldı iseniz; toplantı çağrısının usulsüz olduğundan bahsedemezsiniz. Medeni Kanunun iyi niyet kurallarına aykırı olur.

Son olarak, olağan üstü toplantılar gündemle sınırlıdır. Çünkü adı üstünde olağan üstü toplantı hakkında tarih ve gündem gibi bilgileri kat maliki tahmin edemeyeceğinden; toplantının Tarihi, Yeri, Zamanı ve Gündemi açıkça tebliğ edilmelidir. Tebliğ yöntemi de katıdır. Kat malikine imza karşılığı veya taahhütlü mektupla yapılır.

Sizin probleminizde, toplantı çağrısı imza karşılığı veya taahhütlü mektupla yapılmamışsa ve gündem dışı karar alınmışsa, alınan karar "YOK HÜKMÜNDE"dir ve iptali için zaman aşımı yoktur.

Ancak karar sadece mahkemede iptal edilebilir ve iptal edilene kadar karar geçerlidir. Bu nedenle kararın YOK HÜKMÜNDE olduğuna vakıf olduğunuz anda İPTAL DAVASI açmanızda yarar var. Aksi takdirde dava açılmadığı için karşı taraf hakkaniyetli davranmayabilir.   

Örneğin, yönetici ve denetçi salt çoğunlukla seçilir. Genel bir kültür ile toplantının 2. oturumunda katılanların çoğunluğu ile yönetici ve denetçi seçilebilmektedir. Aslında usulsüz bir karardır ancak "YOK HÜKMÜNDE" olmayıp, "NİSBİ BUTLAN" yani iptal edilebilir niteliktedir. Burada dava açıp sonuçlanıncaya kadar seçilen yönetici ve denetçi görev yapabilir, yetkilidir. Dava sonuçlandığında da söz konusu yönetici ve denetçinin görev süresi bitmiş ise dava konusu kalmaz. Tabi görev süresi içinde tüm davranışlarından sorumludurlar.

İyi günler dilerim. Mesajı Paylaş

Bu konuda alınan kararın yasaya uygun olmaması "MUTLAK BUTLAN" yani tamamen sakat anlamındadır.

Örneğin bir kat malikinin (savcılıkla) tahliyesinin istemi kararı Kat Malikleri Kurulunun Oy BİRLİGİ ile alınabilir ve söz konusu kat maliki kendisi hakkında oy kullanamaz. Ancak bu kararın toplantının 1. oturumunu kasten caydırarak toplantı yeter sayısı gerçekleşmediğinden,  2. oturumda sadece 3 kişiden 2'sinin "EVET" oyu ile alınması tamamen sakat bir durumdur.

OY BİRLİGİ ile alınmayan karar Mutlak Butlan olduğuna göre İPTAL DAVASI için Hak Düşürücü Süre yoktur. Mesajı Paylaş

Sayın ck0902
Zaman ayırıp Yanıt verdiğiniz  için çok teşekkür ederim .
Olağanüstü toplantı , hiçbir çağrı ve toplanma usulüne uyulmadan yapuldı ancak iptal davası açacak olan davacılar toplantıya katıldıkları için artık bu  usulsüzlüğü ileri süremeyecekler , geriye  sadece gündem değilşkliği ve  oybirliği olmaksızın ortak alan kiralanmasına ilşkin kararın 6 aylık zamanaşımına takılmaması kalmıştı aklımda... cevabınız benim için çok faydalı oldu .detaylı yanıtınız için tekrar çok teşekkür ederim ...
Mesajı Paylaş

Siz başkalarının, çağrı usulsüz de olsa toplantıya katıldıklarını söylüyorsunuz. Ben de sizin toplantıya katılmadığınızı anlıyorum. Dolayısıyla sizin açınızdan da çağrı usulsüz yapıldığına göre karar yok hükmündedir diye değerlendiriyorum. Siz toplantıya katıldınız mı? Çağrı usulüne uygun olarak size yapıldı mı? Mesajı Paylaş

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Uye ol Veya Giris yap
Siz başkalarının, çağrı usulsüz de olsa toplantıya katıldıklarını söylüyorsunuz. Ben de sizin toplantıya katılmadığınızı anlıyorum. Dolayısıyla sizin açınızdan da çağrı usulsüz yapıldığına göre karar yok hükmündedir diye değerlendiriyorum. Siz toplantıya katıldınız mı? Çağrı usulüne uygun olarak size yapıldı mı?


Sanırım yanlış ifade ettim kusura bakmayın lütfen, usulüne uygun çağrı yapılmadı , kapıcı bizlere sözlü olarak bildirdi, biz de toplantıya katıldık ve ortak alanların kiralanmasına ilşkin karara muhalefet şerhi düştük , yaklaşık 6 kişi muhalif kaldık ve dördümüz dava açmaya hazırlanıyoruz. Mesajı Paylaş

Her ne kadar durum MUTLAK BUTLAN gibi görünse de bizler amatörüz. Siz emin olmayı tercih edin.

Toplantıya katıldığınız için en geç karar tarihinden itibaren 1 ay içinde (Ör: 28 Şubat 28 Mart) Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan kararın iptali davası açmalısınız. Bir de Kat Mülkiyeti kat irtifakı durumuna göre Sulh Hukuk yerine Asliye Hukuk Mahkemesinde açmanız gerekir. Bu ayrıntıyı araştırmalısınız. Yanlış mahkemede dava açarsanız Hak Düşürücü Süreyi geçebilir, dolayısıyla hakkınız düşebilir.

İyi şanslar. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter Paylaş whatsapp