Merhaba
Yıllık kat malikleri kurulu toplantımızı yaptık toplantıda 3-4 konu görüşüldü ve kararlar sözlü olarak alındı. Defteri yarın yazar imzalarız dediler.
Ertesi gün defter imzaya geldiğinde toplantıda görüşülmeyen ilave maddeler olduğunu gördüm. Bazılarına da katılmıyorum bu maddelerin. Ben de imzalamadım düşüneceğim dedim.
Toplantıya katılanlar arasına ve imza yerine de adımı yazmışlar.
Bu durumda ne yapmalıyım ? İptal davası mı açmalıyım? Savcılığa mı gitmeliyim?
Kanunda toplantıya katılan defteri imzalar diyor. Toplantıya katılan malik defteri imzalamazsa ne olur?
siz, imzanız olmadığı için toplantıya katılmamış sayılıyorsunuz.
Toplantı çağrısı yapılmadan, size tebliğ edilmeden, gündemi ilan edilmeden, OLAGANÜSTÜ TOPLANTILARDA gündemin dışında alınan kararlar mahkeme yoluyla iptal edilebilir.
Ama toplantıya katıldım. Yapılan toplantı olağan toplantı idi.
Defterde toplantıya katılanlar bölümünde adım yazmaktadır. Mahkemeye versem toplantıya katılmadı mı diyecekler?
Karar defterinden önce kararların tutanağa kaydedilmesi gerekmiyor mu? Direkt deftere yazılmıyorlar zaten. Bu durumda toplantıya katıldığım halde ve defteri imzalamazsan toplantıya katılmamış olursun ifadesi tam örtüşmedi. Defterin toplantıya katılanlar bölümünde de adım yazıyor zaten.
Aşağıdaki içtihat bu konuya uygun mudur?
T.C.
YARGITAY
18. Hukuk Dairesi
Esas No : 1997/8142
Karar No : 1997/10622
Tarih : 11.11.1997
• KAT MALİKLERİ KURULU KARARININ İPTALİ TALEBİ ( Yönetici Seçilmesi İçin Gerekli Çoğunluğun Sağlanmaması )
• YÖNETİCİ SEÇİMİ İÇİN GEREKLİ ÇOGUNLUK ORANI ( Kat Malikleri Kurulu Kararının Tutanakla Tesbiti Mecburiyeti )
• TUTANAKLA TESBİT MECBURİYETİ ( Kat Malikleri Kurulunca Yönetici Seçimi Yapılan Kurul Toplantısı )
634/m.32,34
DAVA : Dava dilekçesinde kat malikleri kurul kararlarının iptali apartmana yönetici atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davada, yöneticinin yasada öngörülen çoğunlukla seçilmediği gerekçesi ile buna ilişkin kararların iptali ile yönetici seçimi istenmektedir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 32. maddesinin 4. fıkrasına göre kat malikleri kurulu kararları özel defterine yazılmakla beraber toplantıya katılanlar tarafından imzalanır. Tutanağı tutulmayan ve imza bulunmayan bir kat malikleri kurulu kararının bu şekilde nitelendirilen bir karar olmayacağı açıktır. O nedenle 15.1.1996 tarihinde yapıldığı anlaşılan kat malikleri kurulu toplantısında yönetici seçildiğine ve bunun davacıların dava dilekçesindeki beyanları ile doğrulandığına dair bilirkişi beyanı varit değildir. ........
Kat Mülkiyeti Kanunu uzlaşma mantığı ile işletilir. Yani Mutlak Butlan olmayan, Nisbi Butlan sayılan hallerde hak sahibinin karara hak düşürücü süre içerisinde mahkeme yolu itiraz etmesi gerekir.
Sizin verdiğiniz Yargıtay Kararı örneğinde olduğu gibi o gün toplantı tutanağının yazılmadığı ispat edilmelidir. Kat Maliklerinin sonradan imza atması da onun iradesinin karar defterine yansıtıldığı ile ilgili bu sitede bilgiler vardır.
Ancak daima sonuç analiz edilmelidir. Usulsüz de olsa (hak düşürücü süre içerisinde) alınan kararlara itiraz edilmemişse karar geçerlidir. Mutlak butlan sayılan hallerde hak düşürücü süre aranmaz. (Örneğin, toplantı çağrısının usulsüz yapılmış olması kararları Mutlak Butlan haline getirir. Çünkü toplantıdan önce Kat Malikinin toplantının tarihi, zamanı ve gündemi hakkında tam bilgiye sahip olması hakkıdır.)
Bir başka örnek; Yönetici salt çoğunlukla seçilir. Ama yönetici toplantının 2. oturumunda salt çoğunluğun altında seçilmiş ise, karar Nisbi Butlandır. Hak düşürücü süre içerisinde mahkemede itiraz edilebilir.
Burada anagayrimenkulün bir yönetici tarafından yönetilmesi gerekir. Önemli olan yöneticinin görevini doğru yapmasıdır. Böylece itiraz yoksa usulsüz de olsa seçilen yönetici görevdedir.
Bahsettiğiniz şekilde yönetici zaten oylandı ve seçildi.
Diğer ilave kararlar ise keyfi bir şekilde eklenmiş.
Toplantı tutanağı tutulmadı, görmedim ve imzalamadım. Mahkeme toplantı tutanağını istediğinde olay ortaya çıkmaz mı? Uydurma bir tutanak ortaya çıkabilir mi benim imzalamadığım?
Salt çoğunlukları var ve diğer malikler dediki "evet karar usulsüz olarak alındı ancak biz bu kararı aldık, karar defterine yazıp imzaladık". Mahkeme de herhalde bunu kabul edecek mi?
Not : Alınan kararlar Olağan Genel Giderler (Kapıcı maaşı, elektrik, su, küçük ölçekli bakım-onarım vb) içinse dava açsanız bile kazanamazsınız bence. Çünkü anagayrimenkul Olağan Genel Giderleri tüketmek zorundadır.
Ama alınan kararlar Faydalı Yenilik ve İlaveler veya büyük ölçekli bakım-onarım içinse; yani bilgilendirme ve değerlendirme gerektiren üst konular ise İTİRAZINIZ makul karşılanır.
Yoneticinin görevleri KMK Madde 35-k) Kat malikleri kurulunun toplantıya çağırılması.
Toplantı yönetimi
toplantı sırasında seçilen divan başkanına aittir. Dolayısıyla tüm tutanaklar divan başkanı tarafından tutulur. Divan başkanı seçilmediyse bunun hakkındaki tutanağı mevcut yönetici tutarak imza altına almalıdır ve toplantı iptal edilmelidir. Çünkü divan başkanı, tıpkı denetçi gibi kat maliki olmak zorundadır ve herkese toplantının başından sonuna kadar tüm süreçle ilgili hakkını teslim etmelidir. Buna itiraz şerhlerini tutanak altına almak da dahil.
Alıntı Yap
Kat malikleri kurulu kararlarının altını katılan tüm kat malikleri mutlaka imzalamalıdır. Hazirun cetveli kararların altının imzalandığı anlamı taşımaz. Kararların altına isimler ve bağımsız bölüm numaraları açılacak ve imzalanacaktır.
Link: http://www.posta.com.tr/kararlar-gecersiz-tamer-heper-yazisi-285202 (http://www.posta.com.tr/kararlar-gecersiz-tamer-heper-yazisi-285202)
Bu durumda;
(1) Sizin bu usulsüzlüğe hemen itiraz edip dava açmanız gerekir.
(2) Sizin neden imza atmadığınızı İSPAT sorumluluğu divan başkanına aittir.
Yani Nisbi butlan olan bu durumu hak düşürücü süre içinde dava konusu yapıp mahkemeye başvurdu iseniz, alınan karaların iptali mümkün olabilir.
Böylece usulüne uygun olarak gündeme eklenmeyen maddeler iptal edilebilir diye düşünüyorum.
Dava açmak için ay sonuna kadar sürem var.
Toplantı gündemi yoktu. Sadece kurul toplantısı diye panoya ilan asıldı.
Toplantıda en ufak bir kayıt bile tutulmadı.
Usulüne uygun olarak gündeme ekleme yapılmadı, böyle bir konu görüşülmedi bile. 3-4 konu görüşüldü, tamam toplantı bitti.
Bu kadar usul hatası varken ve Nisbi Butlan iken diğer malikler "evet karar usulsüz olarak alındı ancak biz bu kararı aldık, karar defterine yazıp imzaladık" diyebilirler mi?
Nisbi butlan iddiası ile açacağınız davayı "siz" kazanırsınız ya da "siz" kaybedersiniz. Diğer kat maliklerinin razı olması onları bağlar.
Bu delilleri
1. Çağrıda gösterilen gündem ile kararların içeriğinin eşleşmediğini,
2. Çağrıda yer alan gündemin karar defterine aktarılmadığını ve çağrıdaki gündemin dışında karar(lar) alındığını,
3. Alınan kararlar içerisinde (varsa) bilgi ve değerlendirme gerektiren karar(lar) olduğunu, bu yüzden tüm kat maliklerinin gündemden önceden haberdar edilmesi gerektiğini
ve tespit ettiğiniz diğer delilleri hakime sunmalısınız.
Tekrar hatırlatıyorum, itiraz ettiğiniz usulsüzlükler bilgi ve değerlendirme gerektirmeyen Olağan Genel Giderleri kapsıyorsa davayı kaybedersiniz. Çünkü anagayrimenkulün olağan genel giderleri tüketmesi hayatın doğal akışına uygundur.
Konular avukat tutma, vekalet verilmesi, avukata ödeme yapılması, kurum ve kişilere dava açılmasını içeriyor. Bilgi ve değerlendirme gerekiyor.
Aklıma takılan şu: Usule aykırı karar alınması Nisbi Butlan, ise alınmayan kararın uydurulması, sahte karar üretmek mutlak butlan değil midir? Ortada bir karar yoktur. Problemi düzeltmek için ayrı bir toplantı yapılması gerekmektedir. Geçmişe dönük, geçmiş tarihli karar düzeltmesi yapılamaz. Kötü niyet yok mudur?
Kat Mülkiyeti Kanunu'nda belirtilen toplantının amacı nedir o zaman? Kendin çal kendin oyna misali kararlar alınır bu durumda. Bu yöntem KMK'ya aykırı değil midir?
Toplantıda görüşülmeyen hususların uydurma karar olarak deftere yazılması bu değil midir? Bu usul hatasından farklı bir durum değil midir?
Sayın BayKM
Elbette gündemde olmadan alınan karar(lar) mutlak butlan sayılır. Çünkü gerek olağan gerekse olağanüstü toplantılarda gündemin belirlenmiş ve kat maliki tarafından toplantıdan önce biliniyor olması gerekir. Önemli olan size yapılan tebligat ile karar defterindeki gündemin eşleşmesi.
Olağan toplantı ile olağanüstü toplantı arasında usül bakımından önemli bir fark vardır.
- Olağan toplantı, her kat malikinin yılın belli döneminde takip etmesi gereken ve zaten toplantıda; anagayrimenkulün Genel Giderleri, Küçük Çaplı Bakım-Onarım Giderleri, gelecek döneme yönelik Dilek ve Temenniler hakkında toplanılacağı malumu toplantılardır. Yani toplantıya katılmayan kat maliki toplantı sırasında (katılanların onayı ile) gündeme ek maddeler ilave edilebiliceğini bilir. Olağan toplantıya katılmak zaten kat malikinin görevidir.
- Olağanüstü toplantının gündemi ise, adından da anlaşılacağı üzere (yasa ve/veya Yönetim Planınca belirlenmiş dönem dışında yapılacağından) hiç bir kat malikinin malumu değildir.
Bu nedenle öncelikle (olağan toplantı gibi) tarihi, yeri, zamanı ve gündemi belirli olmalıdır.
Olağanüstü toplantının statüsü olağan toplantı gibi yılın belli döneminde zaten kat malikinin katılmakla görevli olduğu, böylece anagayrimenkulün özellikle tüketmek zorunda olduğu genel giderler ve küçük çaplı bakım-onarım giderlerinin karara bağlanması gereken bir toplantı değildir.. Dolayısıyla olağanüstü toplantılarda alınan kararlar gündemle sınırlıdır. Yani olağanüstü toplantılara tek bir istisna dışında gündem eklenemez. Bu istisna da; tüm kat maliklerinin toplantıda hazır bulunması ve karar defterinde ek gündem maddesinin okunduğunu onaylaması gerekir.
Özet olarak, olağan toplantıya kat maliklerinin tamamı katılmasa da ek gündem okunarak ve katılanların ek gündem maddesinin okunduğuna dair onayı ya da okunmadığına dair bir itirazı olmaması gerekir. Olağanüstü toplantıda ise tek bir istisna haricinde toplantıya katılanların ek gündemin okunmasını onaylaması bile ek gündem maddesinin karar metnine eklenmesi için yeterli değildir.
Sonuç: Her iki toplantı türünde de gündeme (kat maliklerinin yukarıda anlatılan nisbette onayı olmaksızın) ek yapılması / yazılması söz konusu değildir. Bu tür alınan kararlar Mutlak Butlan sayılabilir.
Ancak alınan karar Olağan Genel Giderler, Küçük Çaplı Bakım-Onarım Gideri ise, bu giderler Mutlak Butlanla sayılabilecek kararlarla alınmış olsa dahi anagayrimenkulün hayatın doğal akışı içerisinde zaten tüketmesi gerek giderlerden olup, kat maliki alınan kararın Mutlak Butlan iddiası ile sorumluluklarından kaçınması da söz konusu değildir. Örneğin gündeme alınması unutulmuş "Elektrik, Doğalgaz vb." giderlere ait avans kararı Mutlak Butlan ile alınmış bir karar olsa anagayrimenkulün bu tür faturaları ödenmeyecek mi? Ayrıca yönetici vekil olarak bu önlemleri almak için harcamalarda öncelik sırası koymaya yetkilidir ve yetersiz bütçe için tekrar bütçe toplantısı yapılabilir.
Ama gündemde olmadan alınan Faydalı Yenilik ve İlaveler, Büyük Çaplı-Bakım Onarım Gideri ise bu durumda bilgilendirme ve değerlendirme gerektirdiğinden İşletme Projesi hazırlanarak avans belirlenmelidir.
Hatta Yöneticinin, Mutlak Butlan ile alınmış bir üst paragrafta tanımlanan giderlere harcama yapması halinde "Kat Malikleri Karar Aldı Ben de Uyguladım" diyemez. Bence Türk Ceza Kanunun 152/2 maddesi gereği "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu" işlemiş olur. Çünkü Mutlak Butlan karara Hak Düşürücü Süre aranmaksızın İtiraz edebilirsiniz. Yani Mutlak Butlan ile alınmış karar kesinleşmiş karar sayılmaz.
Kanaatimce; Benim açımdan (bildiğimi iddia ettiğim) sorulan soruların cevapları, kendi yaşadığım Kat Maliki olma sıfatı ve bu tür platformlarda yaptığım paylaşımlar aynı zamanda yorumlama yeneteğimin verimliliği nisbetinde değerli ve gerçeğe uygun bilgilerdir. Bu vesile ile Profesyonel Bir Yardım Almadıkça, sorunuzu "Nisbi Butlan gibi" şimdilik kabul edip, yine de Mahkemede Mutlak Butlan İddiası ile dava açmalısınız.
Ayrıca; Sorduğunuz sorununun cevabına soru sorarak tekrar bir gündem oluşturmanız, sanki konuya hakim olduğuzu düşündürüyor. Ben yine de bu makaleyi herkes okuyacağı için "Faydalı Olmak" niyeti ile yazmaya devam ettim. Ancak sorularınıza verebileceğim cevaplar hakkında bilgimin sınırı burada sona erdiğinden daha fazla yardımcı olamacağımı belirterek, "risk almamak için durumun her ne kadar Mutlak Butlan Karar olduğu düşünülse de siz şimdilik, Nisbi Butlan Karar gibi düşünerek Hak Düşürücü Süreyi Geçirmeden dava açmalısınız." diyorum naçizane.
Mücadelenizde başarılar ve iyi günler dilerim.
Kanaatinize katılıyorum. Dava açarsam mutlak butlan diyeceğim. Usulsüzlük demek hafif kalıyor.
Ben da kat malikiyim, 1'e karşı diğerleri olmak üzere mücadele ediyorum. Bu nedenle de bilgi sahibi olmaya çalışıyorum.
Toplantıya katıldığım halde gelinen durum bu. Profesyonel görüşmede haklısın kazanabilirsin dediler.
Sağlam gitmeye çalışıyorum. Dava açarsam ne kazanırım ne kaybederim diye düşünüyorum.
Bugüne kadar gündemi belli olan bir toplantıya katılmadım.
Karar iptali yolu yerine ihtiyati tedbir aldırıp, yöneticiye karar metnini Md.36 kapsamında düzelttirme / idari para cezası yoluna gidilebilir mi? Olmayan kararın iptali için neden uğraşayım?
Ben de teşekkür eder iyi akşamlar dilerim
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Üye ol Veya Giriş Yap
Kanaatinize katılıyorum. Dava açarsam mutlak butlan diyeceğim. Usulsüzlük demek hafif kalıyor.
....
Karar iptali yolu yerine ihtiyati tedbir aldırıp, yöneticiye karar metnini Md.36 kapsamında düzelttirme / idari para cezası yoluna gidilebilir mi? Olmayan kararın iptali için neden uğraşayım?
"açarsanız..."
Alınan karar iptal edilinceye kadar geçerlidir. İtiraz etmiyorsanız kabul etmiş sayılırsınız. Bunun için.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Üye ol Veya Giriş Yap
Kanaatinize katılıyorum. Dava açarsam mutlak butlan diyeceğim. Usulsüzlük demek hafif kalıyor.
Ben da kat malikiyim, 1'e karşı diğerleri olmak üzere mücadele ediyorum. Bu nedenle de bilgi sahibi olmaya çalışıyorum.
Toplantıya katıldığım halde gelinen durum bu. Profesyonel görüşmede haklısın kazanabilirsin dediler.
Sağlam gitmeye çalışıyorum. Dava açarsam ne kazanırım ne kaybederim diye düşünüyorum.
Bugüne kadar gündemi belli olan bir toplantıya katılmadım.
Karar iptali yolu yerine ihtiyati tedbir aldırıp, yöneticiye karar metnini Md.36 kapsamında düzelttirme / idari para cezası yoluna gidilebilir mi? Olmayan kararın iptali için neden uğraşayım?
Ben de teşekkür eder iyi akşamlar dilerim
Sayın
<BayKM>Sizin ifadenizle
"ihtiyati tedbir aldırıp, yöneticiye karar metnini Md.36 kapsamında düzelttirme / idari para cezası yoluna gidilebilir mi?"(1) İhtiyati tedbir nasıl alınıyor? (Kat Mülkiyeti Kanunda böyle bir madde söz konusu değil)
(2) Madde 36 kapsamında nasıl düzeltme yapılabilir? (Bütün tutanaklar Kat Maliklerinin imzası ile tutulursa)
Bu kavramların Kat Mülkiyeti Kanununda yeri yok.
"Olmayan kararın iptali için neden uğraşayım?"Karar malesef var, (mahkemece) iptal edilinceye kadar geçerlidir. Yani dava açmadan bu karardan kaçınamazsınız.
Bütün problemin çıkış kaynağı yöneticinin yaptığı yasa dışı işlemler.
Toplantı yapmadan oylama yapmadan karar almak ta KMK da yazmıyor, zaten KMK imzasız bir karar metnini bile tanımlamamış.
Kararlar uygulanmasın, bir sürü yasa dışı işlem var yapılmış olan, bunların telafisi mümkün olmayan hukuki ve maddi sonuçları olacak, kararın uygulanmaması için ihtiyati tedbir koyun diyeceğim. Dava en az iki yıl sürer, iki yıl sonra karar iptal olsa alınmış yasa dışı kararlara istinaden açılacak davalar avukat masrafları vs. ne olacak? İsteyen pek görmedim ama ben talep edeceğim, mantıklı görünüyor. Hakim de durumun vehametini böylece anlar diye düşünüyorum.
Md.36 kapsamında "Bu maddede yazılı görevleri yerine getirmiyen yöneticiye 33 üncü maddenin son fıkrasında yazılı cezalar uygulanır" diyor. Ama madde 33'te hakimin dediğini yapmayana diyor. Burayı netleştirmek için sormuştum. Sanırım cezanın direkt verilmesi talep edilebilir, çünkü "fıkra uygulanır" demiyor, "fıkrada yazılı ceza uygulanır" diyor. İhtar çekmek gerekir mi?
HUMK Madde 103 – 101 ve 102 nci maddelerde gösterilen hallerden başka tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan hallerde tehlike veya zararı defi için hakim icap eden ihtiyati tedbirlerin icrasına karar verebilir.
Başka türlü herşey boşuna olur. Uğraşmaya değmez.
İhtiyati tedbir - Karar iptali - Yöneticiye ceza talep etmeyi planlıyor ve dilekçemi hazırlıyorum
Sayın <BayKM>
Sözlerimi lütfen iyi niyetli olduğumu varsayarak değerlendirin.
(1) Ben de sizin gibi bu sitenin bir üyesiyim ve sizden daha değerli değilim. Burada Kat Mülkiyeti ile ilgili soru sordunuz. Ben de bildiğimi düşünerek ve yazıp da iddia ederek sorunuza cevap verdim. Bunlar gayet normal. (Bana göre) Normal olmayan şey şu; bir soru soruyorsunuz, cevabını yeterli bulmayıp bir de sanki hayatın doğal akışına ters olduğunu düşündürerek "Ama o zaman böyle olması gerekmez mi?" gibi yeniden soru soruyorsunuz. Böylece cevabın dengesi bozuluyor. O zaman da denegesi bozulan bisiklet gibi yere düşersiniz. (Doğaçlama)
Siz aldığınız cevapları ayrıca araştırmalısınız. Metin içinde geçen yasa terimlerini başka kaynaklardan da teyid etmelisiniz. Ya da sizden daha iyi bilen üyelere güven verip onların bilgilerinden yararlanabilirsiniz.
Oysa sizin tavrınız; "Konu hakkında çok şey biliyorsunuz da bir iki ayrıntıya takılmışsınız". Hiç de öyle değil. Bence bu tecrübeyle dava açarsanız büyük ihtimalle kaybederseniz. Üstelik mahkemede de aynı tavırla "O zaman böyle olması gerekmez mi, ben buna mutlak butlan diyorum nisbi butlan hafif kalır" gibi sözlerle muhakeme disiplinini bozarsınız.
Bu şartlarda (bilgi paylaşmak için) iş birliği yapamayız. Çünkü güvenilir değil. Biliyor musunuz? Bilmiyor musunuz?
Sayın <BayKM> son olarak söylemek istediğim;
Anladığım kadarıyla (belki de buradan aldığınız bilgilerle ki helal olsun) Zaten Yöneticinin ciddi bir hata yapmasını sağlamışsınız. Medeni Kanunun 2. Maddesinde "İyi Niyet Kuralından" bahseder. Yöneticiniz kendi kendine yasa yazıp, eski kararı haddini de aşarak yetkisiz bir biçimde iptal etmiş. Bence TCK 155/2 bu açıdan değerlendirilmeli.
Ayrıca çağrısı olmayan (olağan toplantıdan sonra alınan bir karar olduğuna göre olağanüstü toplantı ile alınmış bir karar olarak değerlendirilebilir) yeni bir karar var. Bu karar mutlak butlandır. Kabul etmeniz söz konusu değildir. Size yasal yollarla tebliğ edildiği anda örneğin icra takibi başlatıldığı anda icra takibine itiraz edebilirsiniz Böylece Yöneticinin alacağını ispat etmesi gerekir ki, bunu da bahsettiğim usulsüzlükten dolayı başaramaz.
Yani siz; yöneticiye
(1) Noter tastikli defterde yetkisiz bir şekilde değişiklik / tahribat yapığı için (muhtemelen TCK 155/2'den) dava açabilirsiniz. (Şikayet zaman aşımı Fiili ve Faili öğrendikten sonra 6 aydır. Şikayet Zaman Aşımından sonra dava açamazsınız.)
(2) Yöneticinin yeni yazdığı karar yok hükmündedir. Çünkü olağanüstü statüsünde olduğu için çağrısı bizzat imza karşılığında ya da taahhütlü mektupla yapılması gerekirdi.
Not : Lütfen hem akıl verip hem de soru sormayın. Ya akıl verin (yararlanalım) Ya da soru sorun.
Neden ? Bu makaleleri herkes okuyor, bu makaleden herkesin yararlanmasını istiyorum / hedefim bu, kimsenin soruya akıl vererek soru sormakla kafasını karıştırmaya hakkımız yok.
Uzun süredir 0 cevap alan makaleleri değerlendirmenizi öneriyorum.
Saygılarımla ve daha verimli bilgi alış verişi imkanı bulmak ümidi ile.
Aslında akıl vermiyorum, haddime de değil, hukukla alakam bile yok.
Sadece araştırdıkça karşıma çıkan aklıma takılanları soruyorum. Çünkü her olay aynı gibi görünse bile farklılıkları var.
Yönetici kendisi hata yaptı, onun yaptıklarında benim katkım olmadı. Sadece yaptıklarını reddettim ve imza atmadım.
O zaman net bir soru sorayım, aslında birkaç kere sormuştum.
Yöneticiye dava açmadan önce ihtar çekmek gerekli midir?
Teşekkür ediyorum yorumlarınız için
iki durum söz konusu;
(1) Eski yasaya göre itirazlar önce Kat Malikleri Kurulunda yeniden görüşülebiliryordu. Yeni yasa ile Hak Düşürücü Süre içerisinde ilgili davayı açmak gerekir. Bunun için doğrudan dava açabilirsiniz. Hak Düşürücü süre öğrendiğiniz andan itibaren başlar. (Bununla ilgili makaleyi okudunuzu zaten belirtmiştiniz)
(2) İhtarı, yöneticinin iyi niyetle hata yaptığını varsayarak ve buna rağmen gereğini yapmıyorsa mahkemede onun kötü niyetini ispatlamak için gönderebilirsiniz. İhtarda mevcut hataları ve usulsüzlükler ile ilgili iddianızı, noter tastikli karar defterinde yaptığı tahribatı tüm kat maliklerini yeniden toplayarak ve gündemle (o günkü) eşleşen kararların tahribat yapılmadan yeniden yazılmasını vb. isyeteyebilirsiniz. Aksi takdirde kendisine Güveni Kötüye Kullanmak suçundan dava açacağınızı (açabilecenizi değil) yazabilirsiniz. Son olarak bu hataların düzeltilmesi için makul bir süre verebilirsiniz. (Yeniden toplanma, kararların tebliği vs. gibi gereken süreler)
arkadaşlar bir sorum olacaktı yardımcı olursanız sevinirim,
kat malikleri genel kurulu toplandı beyaz a4 kağıda 3 sayfa olarak gerekli kararlar alındı, her sayfasına divan başkanı ve üyelerine imza açıldı , bir de kat maliklerinin imza atması için ek imza sayfası oluşturuldu, toplantıya katılan kat malikleri de buna imza attı.
şimdi sorum ise bu tutanağın karar defterine işlenmesi 60 dairelik bir apartman için karar defterinin her sayfasına 60 (toplantıya tüm kat maliklerinin katıldığını varsayıyorum) kişi imza atarsa sayfada yer kalmayacak, bunun çözümü nedir , yardımcı olur musunuz...
Toplantı kapatılmadan önce DİVAN BAŞKANINA yetki verirseniz tüm kat malikleri adına gereken usulü uygular. Kendisinin (ve varsa Divan Heyetininin) veya katılan kat maliklerinin imzası sayfaları taşacak şekilde paraflanırsa olur. Ama artık toplantı bitmiş Divan Başkanının da böyle bir yetkisi olmadığı halde bahsettiğim yöntemi uygulayamaz.
Davamı açtım ve kazandım, karar kesinleşmedi
İhtiyati tedbir talebim kabul edilmedi
Toplantıda görüşülmediği halde deftere yazılıp altı imzalanan kararlar iptal edildi
Yönetici usulsüz defter tutmaktan para cezası aldı
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Üye ol Veya Giriş YapSayın BayKM
Elbette gündemde olmadan alınan karar(lar) mutlak butlan sayılır. Çünkü gerek olağan gerekse olağanüstü toplantılarda gündemin belirlenmiş ve kat maliki tarafından toplantıdan önce biliniyor olması gerekir. Önemli olan size yapılan tebligat ile karar defterindeki gündemin eşleşmesi.
Olağan toplantı ile olağanüstü toplantı arasında usül bakımından önemli bir fark vardır.
- Olağan toplantı, her kat malikinin yılın belli döneminde takip etmesi gereken ve zaten toplantıda; anagayrimenkulün Genel Giderleri, Küçük Çaplı Bakım-Onarım Giderleri, gelecek döneme yönelik Dilek ve Temenniler hakkında toplanılacağı malumu toplantılardır. Yani toplantıya katılmayan kat maliki toplantı sırasında (katılanların onayı ile) gündeme ek maddeler ilave edilebiliceğini bilir. Olağan toplantıya katılmak zaten kat malikinin görevidir.
- Olağanüstü toplantının gündemi ise, adından da anlaşılacağı üzere (yasa ve/veya Yönetim Planınca belirlenmiş dönem dışında yapılacağından) hiç bir kat malikinin malumu değildir.
Bu nedenle öncelikle (olağan toplantı gibi) tarihi, yeri, zamanı ve gündemi belirli olmalıdır.
Olağanüstü toplantının statüsü olağan toplantı gibi yılın belli döneminde zaten kat malikinin katılmakla görevli olduğu, böylece anagayrimenkulün özellikle tüketmek zorunda olduğu genel giderler ve küçük çaplı bakım-onarım giderlerinin karara bağlanması gereken bir toplantı değildir.. Dolayısıyla olağanüstü toplantılarda alınan kararlar gündemle sınırlıdır. Yani olağanüstü toplantılara tek bir istisna dışında gündem eklenemez. Bu istisna da; tüm kat maliklerinin toplantıda hazır bulunması ve karar defterinde ek gündem maddesinin okunduğunu onaylaması gerekir.
Özet olarak, olağan toplantıya kat maliklerinin tamamı katılmasa da ek gündem okunarak ve katılanların ek gündem maddesinin okunduğuna dair onayı ya da okunmadığına dair bir itirazı olmaması gerekir. Olağanüstü toplantıda ise tek bir istisna haricinde toplantıya katılanların ek gündemin okunmasını onaylaması bile ek gündem maddesinin karar metnine eklenmesi için yeterli değildir.
Sonuç: Her iki toplantı türünde de gündeme (kat maliklerinin yukarıda anlatılan nisbette onayı olmaksızın) ek yapılması / yazılması söz konusu değildir. Bu tür alınan kararlar Mutlak Butlan sayılabilir.
Ancak alınan karar Olağan Genel Giderler, Küçük Çaplı Bakım-Onarım Gideri ise, bu giderler Mutlak Butlanla sayılabilecek kararlarla alınmış olsa dahi anagayrimenkulün hayatın doğal akışı içerisinde zaten tüketmesi gerek giderlerden olup, kat maliki alınan kararın Mutlak Butlan iddiası ile sorumluluklarından kaçınması da söz konusu değildir. Örneğin gündeme alınması unutulmuş "Elektrik, Doğalgaz vb." giderlere ait avans kararı Mutlak Butlan ile alınmış bir karar olsa anagayrimenkulün bu tür faturaları ödenmeyecek mi? Ayrıca yönetici vekil olarak bu önlemleri almak için harcamalarda öncelik sırası koymaya yetkilidir ve yetersiz bütçe için tekrar bütçe toplantısı yapılabilir.
Ama gündemde olmadan alınan Faydalı Yenilik ve İlaveler, Büyük Çaplı-Bakım Onarım Gideri ise bu durumda bilgilendirme ve değerlendirme gerektirdiğinden İşletme Projesi hazırlanarak avans belirlenmelidir.
Hatta Yöneticinin, Mutlak Butlan ile alınmış bir üst paragrafta tanımlanan giderlere harcama yapması halinde "Kat Malikleri Karar Aldı Ben de Uyguladım" diyemez. Bence Türk Ceza Kanunun 152/2 maddesi gereği "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu" işlemiş olur. Çünkü Mutlak Butlan karara Hak Düşürücü Süre aranmaksızın İtiraz edebilirsiniz. Yani Mutlak Butlan ile alınmış karar kesinleşmiş karar sayılmaz.
Kanaatimce; Benim açımdan (bildiğimi iddia ettiğim) sorulan soruların cevapları, kendi yaşadığım Kat Maliki olma sıfatı ve bu tür platformlarda yaptığım paylaşımlar aynı zamanda yorumlama yeneteğimin verimliliği nisbetinde değerli ve gerçeğe uygun bilgilerdir. Bu vesile ile Profesyonel Bir Yardım Almadıkça, sorunuzu "Nisbi Butlan gibi" şimdilik kabul edip, yine de Mahkemede Mutlak Butlan İddiası ile dava açmalısınız.
Ayrıca; Sorduğunuz sorununun cevabına soru sorarak tekrar bir gündem oluşturmanız, sanki konuya hakim olduğuzu düşündürüyor. Ben yine de bu makaleyi herkes okuyacağı için "Faydalı Olmak" niyeti ile yazmaya devam ettim. Ancak sorularınıza verebileceğim cevaplar hakkında bilgimin sınırı burada sona erdiğinden daha fazla yardımcı olamacağımı belirterek, "risk almamak için durumun her ne kadar Mutlak Butlan Karar olduğu düşünülse de siz şimdilik, Nisbi Butlan Karar gibi düşünerek Hak Düşürücü Süreyi Geçirmeden dava açmalısınız." diyorum naçizane.
Mücadelenizde başarılar ve iyi günler dilerim.
Öncelikle vermiş olduğunuz değerli bilgiler için teşekkürler ana konuyla bağlantılı şöyle bir sorum olacaktı olağan kat malikleri toplantısında "YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI" başlıklı bir evrak hazırlanarak kararlar alınmış.toplantı çağrısında gündemde yer almamasına rağmen "yeni yönetime binanın tadilatı ve enerji kimlik belgesi konusunda araştırma yapıp kat malikleri ile sonradan görüşmesi konusunda yetki verildi" gibi bir karar alınmış. sonrasında apartman girişine GENEL KURULDA ALINMIŞ OLAN DIŞ CEPHE TAMİR TADİLAT VE BOYAMA KARARI İLE İLGİLİ OLARAK .........TARİHİNDE KONUYU GÖRÜŞMEK VE BİLGİ ALMAK AMACI İLE TOPLANTI YAPILACAKTIR" diye duyuru yapılmıştır.
1) "YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI" başlıklı evrak alınmış kararlar açısından sorun yaratmaz mı?
2) Gündem dışı olarak eklenen madde kat malikleri toplantısında kabul dahi edilmiş olsa karar da "bina tadilatı hakkında araştırma yapma ifadesi duyuruda dış cephe tamir tadilat ve boyama olarak değiştirilmiştir. bu durum bir usulsüzlük değil midir
3) ayrıca kararda maliklerle görüşülmesi için yapılacak toplantı olağanüstü genel kurul gibi görülmesi ve ona göre toplantı yapılması gerekmez mi? bu toplantıda da aldığı teklifleri onaya sunması gerekmez mi?
4) yönetim ne bir işletme planı ne de aylık gelir gider tablosu asmamaktadır.
tüm binanın boyanması küçük bir tadilat olmayıp büyük masraflar çıkacaktır. usulsüz alınan bu kararlara sonucunda çıkacak masraflara katılmama şansım var mı? yargıtayın tebligat yapılmadan toplanan olağanüstü apartman genel kurulunda alınan karalar hakkında geçersiz olduğuna dair kararları mevcut
iyi çalışmalar
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Üye ol Veya Giriş YapDavamı açtım ve kazandım, karar kesinleşmedi
İhtiyati tedbir talebim kabul edilmedi
Toplantıda görüşülmediği halde deftere yazılıp altı imzalanan kararlar iptal edildi
Yönetici usulsüz defter tutmaktan para cezası aldı
geç olacak ama kararı paylaşma şansınız var mı
Sayın BayKM,
Konudaki tüm postları okumadan cevap verdiğimi bilmenizi isterim.
Olağan toplantılarda çağrı kağıdında belirtilen gündem konularından başka kararlar da alınabilir. Toplantıda görüşülen konularla ilgili toplantı tutanağı tutulmadığını söylemişsiniz. Toplantıda görüşülmemiş ancak karara yazılmış maddeler var ise bu kararları alabilecek yeterlilikte çoğunluk şerh düşmeden imzalanmış ise geçerli olacaktır. Her ne kadar toplantıda görüşülmemiş ise kararı alacak çoğunluk imza ederek bu kararların alınması hususunda irade göstermiş olacaklardır ve mahkeme bu kararı hukuka aykırı bir karar olmadığı sürece geçerli sayacaktır. Çünkü siz toplantıda dahi karşı çıkmış olsanız bu çoğunluk kararı zaten alacaklardı. Böyle bir durumda karara şerh düşerek imzalayıp hakimin müdahalesini isteyebilirsiniz. Ancak toplantıya katılıp kararı imza etmezseniz mahkemeye verme hakkınızı da kaybedersiniz bilginiz olsun.
Sayın Ck0902
Öncelikle vermiş olduğunuz değerli bilgiler için teşekkürler ana konuyla bağlantılı şöyle bir sorum olacaktı olağan kat malikleri toplantısında "YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI" başlıklı bir evrak hazırlanarak kararlar alınmış.toplantı çağrısında gündemde yer almamasına rağmen "yeni yönetime binanın tadilatı ve enerji kimlik belgesi konusunda araştırma yapıp kat malikleri ile sonradan görüşmesi konusunda yetki verildi" gibi bir karar alınmış. sonrasında apartman girişine GENEL KURULDA ALINMIŞ OLAN DIŞ CEPHE TAMİR TADİLAT VE BOYAMA KARARI İLE İLGİLİ OLARAK .........TARİHİNDE KONUYU GÖRÜŞMEK VE BİLGİ ALMAK AMACI İLE TOPLANTI YAPILACAKTIR" diye duyuru yapılmıştır.
1) "YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI" başlıklı evrak alınmış kararlar açısından sorun yaratmaz mı?
2) Gündem dışı olarak eklenen madde kat malikleri toplantısında kabul dahi edilmiş olsa karar da "bina tadilatı hakkında araştırma yapma ifadesi duyuruda dış cephe tamir tadilat ve boyama olarak değiştirilmiştir. bu durum bir usulsüzlük değil midir
3) ayrıca kararda maliklerle görüşülmesi için yapılacak toplantı olağanüstü genel kurul gibi görülmesi ve ona göre toplantı yapılması gerekmez mi? bu toplantıda da aldığı teklifleri onaya sunması gerekmez mi?
4) yönetim ne bir işletme planı ne de aylık gelir gider tablosu asmamaktadır.
tüm binanın boyanması küçük bir tadilat olmayıp büyük masraflar çıkacaktır. usulsüz alınan bu kararlara sonucunda çıkacak masraflara katılmama şansım var mı? yargıtayın tebligat yapılmadan toplanan olağanüstü apartman genel kurulunda alınan karalar hakkında geçersiz olduğuna dair kararları mevcut
iyi çalışmalar
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Üye ol Veya Giriş YapDavamı açtım ve kazandım, karar kesinleşmedi
İhtiyati tedbir talebim kabul edilmedi
Toplantıda görüşülmediği halde deftere yazılıp altı imzalanan kararlar iptal edildi
Yönetici usulsüz defter tutmaktan para cezası aldı
Merhaba.bizim sitedede benzer bir durum söz konusu.toplantı karar tutanağı ibrası yapılmadı.3 ay sonra sormamız üzerine karar alındı diyerek kararın fotosunu attılar.Gördükki toplantıda çalışma yapalım bu konuda dedikleri bir konuda toplantıda karar alındı olarak yazmışlar ve başka alınmayan karalarda eklenmiş.sizin dava dilekçesi örneğini paylaşabilirmisiniz.özel evrakta sahtecilik diye suç duyurusunda bulunmayı düşünüyordum.ama siz dava açmışsınız.ne olarak açtınız