Kat Mülkiyeti Kanunu ve Apartman, Site Uydu Kent Yönetimi ve Yöneticiliği - KatMulkiyeti.Com Forumu - Yönetim Planı Geçerli Mi? Çoğunluk Ne Olmalı ? Bu Site Yönetimi Yasal Mı?

Adsense kodları


Yönetim Planı Geçerli Mi? Çoğunluk Ne Olmalı ? Bu Site Yönetimi Yasal Mı?

Smf Seo Versiyon Kat Mülkiyeti Kanunu ve Apartman, Site Uydu Kent Yönetimi ve Yöneticiliği - KatMulkiyeti.Com Forumu, -- Seo entegre sistem.

Array
admin
Thu 17 January 2008, 02:42 pm GMT +0200
Oduncu isimli üyemizden bir kaç kez özel mesajla gelen bu mesaja cevap veriyoruz.

SAYIN ÜYELERİMİZ LÜTFEN ÖZEL MESAJLA SORU SORMAYINIZ. BU FORUM BİR PAYLAŞIM FORUMUDUR. TÜM ÜYELERİMİZİN FAYDALANMASI İÇİN LÜTFEN İLGİLİ KONU BAŞLIĞI ALTINDA SORULARIMIZI SORALIM. BİRDEN FAZLA SORUYU AYNI SORU İÇİNE SIKIŞTIRMAYALIM.

ADMİN ÇOK RİCA EDİYOR....

Sayın Yetkili Merhaba,
Öğrenmek istediğim birkaç soru için rahatsız ediyorum. Cevaplarını hiçbir yerde bulamadığım sorular aşağıdadır.
Yaygın yerleşim düzeninde, birinde 19, diğerinde 24, bir diğerinde 4, ötekinde 3 adet olmak üzere dört adet parsel üzerinde toplam 50 adet dubleks konut inşa edilmiştir. Her bir parseldeki konutlar için, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis edilmiştir. Kat irtifakı kurulurken 19 ve 24 adet konut bulunan parsellerdeki konutlar için ayrı ayrı yönetim planları Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiştir. Şimdi kat maliklerinden bazıları bu dört aded parselde bulunan 50 konut için bir site yönetimi oluşturmak istiyorlar. Buna ilişkin yeni bir yönetim planı da yapmışlar.
Bu duruma göre;
1) Kat irtifakı tesis edilirken, Tapu Sicil Müdürlüğüne verilen belgeler arasında site yönetim planı da verilmiş olduğuna, daha sonraki tarihlerde kooperatif fesh edildikten sonra, Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş olan yönetim planından tamamen farklı bir şekilde …….Sitesi Yönetim Planı adı altında düzenlenmiş ve ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne de verilmemiş olan ikinci bir belge hukuken geçerli olabilir mi? Geçerli olup olmadığına ilişkin yasal dayanaklar nelerdir?

Yönetim Planı'nda Değişiklik Yapılmasının Esasları:

Bu belgenin hukuken geçerli olması için  tarihte  satışı yapılan veua yapılmamış olan kat maliklerinin 4/5'inin Yönetim Planı Değişikliği için verilen dilekçede imzalarının olması gereklidir. Aksi taktirde geçerli değildir. Ancak Tapu Müdürlüğü'nde bu yapılan yeni yönetim planı onaylı olarak görülüyorsa işlemler eksiksiz yerine getirilmiş olup geçerli bir belge halini alır.

Bununla beraber yönetim planı değişikliği yukarıda saydığım çoğunluk kararı ile alınmış dahi de olsa (genel kurul yapılması halinde veya yapılamaması durumunda imzalı değişiklik isteğini altında ilgili kat maliklerinin imzası bulunması halinde) tapuya tescil edilmemesi halinde yapılan yönetim planı değişikliği geçerli değildir. Daha doğrusu yönetim planı değişikliği tapuya tescil edildiği andan itibaren geçerlidir.

Hukuki dayanak çok basit ! Kat Mülkiyeti Kanunun'nun Yöneim Planını düzenleyen 28. maddesi 5 . fıkrasında yönetim planının ve daha sonradan yapılan değişikliklerin kat mülkiyeti kütüğünün "beyanlar" hanesinde gösterilmesi ve yapılan değişikliklerin yönetim planına bağlanarak kat mülkiyetinin kuruluş belgeleri arasında saklaması gerektiği belirtilmiştir. Böylelikle de  bağımsız bölüm mülkiyetini sonradan kazanan kimselerin tapu dairesinde bulunan yönetim planını inceleme imkanı verilmiştir.

Yönetim Planında yapılan değişiklik kat mülkiyeti kütüğünde "beyanlar" hanesine tescil edilir. Değişiklik önceden tescilli olan yönetim planına işlenir.

Bu işlemler eksikse yapılan değişiklik hukuken geçerli değildir. Ancak değişiklik kararı hukuka uygun bir şekilde alınmışsa ve kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilmemişse , yönetim planı değişikliğine ilişkin alınan karar zayii olmaz. Tapuya tescil edildiği tarihten itibaren yönetim planı değişikliği tamamlanmış olur.




2) Yeni yapıldığı söylenen  yönetim planı hukuken geçerli ise, oy birliği ile kabulu, her sayfasının bütün kat maliklerince imzalanmış olması gerekmez mi? Her bir sayfası bütün kat maliklerince imzalanmamış, sadece son sayfası kat maliklerince imzalanmış olan böyle bir belge hukuken geçerli olabilir mi?

Yönetim planının değişikliği için oy birliği gerekmez yukarıda anlattım. Kat maiklerinin beşte dört çoğunluk kararı yeterlidir.  Her bir sayfasının imazalanması diye bir şekil şartı yoktur. Zaten bazı yapılarda kat maliklerinin sayısı çoksa her bir sayfaya fiilen hepsinin imzasının alınması imkansızdır. Ancak genelde böyle bir işlemde bir kişiye vekalet verilir. Ve bu kişi kat malikleri namına tapuya tescil ettirir. Bu taktirde  her sayfaya imza alınması sağlanabilir. Söylediğiniz şartlarda imzalanan bir belge hukuken geçerlidir. Zaten olmasa tapuya tescil ettirilemezdi.

3) Herhangi bir uyuşmazlık halinde, Tapu sicil Müdürlüğü’ne daha önce verilmiş olan yönetim planları mı hukuken geçerlidir, yoksa yeni yapılan eksik imzalı, Tapu Sicil Müdürlüğüne tescil ettirilmeyen yönetim planı mı geçerlidir?

Herhangi bir uyuşmazlık halinde tabiki tapu sicil müdürlüğü'ne tescilli olan yönetim planı geçerlidir. Zaten diğer söylediğiniz yönetim planı tapuya tescil ettirilmedikçe değişiklik kararı alınmış bir yönetim planıdır, hukuken henüz geçerliliği yoktur. Tapuya tescil edince geçerlilik kazanır.

4) Her biri üzerinde Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanarak kat irtifakı ve bilahare kat mülkiyeti kurulmuş, birbirine bitişik ve her birinde yönetim oluşturmaya müsait sayıda dubleks konut bulunan iki ayrı ada/parsel ile,  bu iki ada/parsele bitişik olmayan ve üzerlerinde 4 ve 3 konut bulunan diğer iki parseli kapsayan 4 ayrı parsel üzerindeki konutlardan teşekkül eden bir site oluşturulabilir mi? Oluşturulabilirse nasıl, hangi yasalar esas alınarak oluşturulacaktır? Böyle bir sitede meydana gelecek uyuşmazlıklar hangi yasalara göre çözümlenecektir?

Yeni Kat Mülkiyeti Yasasında DOKUZUNCU BÖLÜM: Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler başlığını inceleyiniz lütfen.
 
 
Toplu yapı, bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade eder.

Toplu yapı kapsamındaki imar parsellerinin bitişik veya komşu olmaları şarttır. Ancak bu parseller arasında kalan ve imar plânına göre yol, meydan, yeşil alan, park, otopark gibi kamuya ayrılan yerler için bu şart aranmaz. Toplu yapı kapsamındaki her imar parseli, kat irtifakının veya kat mülkiyetinin tesisinde ayrı ayrı dikkate alınır. Ancak, toplu yapı birden fazla imar parselini içeriyorsa, münferit parseller üzerinde toplu yapı hükümlerine tâbi olacak şekilde kat mülkiyeti ilişkisi kurulamaz.

Sizin tanımınızdan "bu iki ada ve parsele bitişik olmayan" tamlamanız için şunu kontrol etmelisiniz.   Toplu yapı kapsamındaki imar parsellerinin bitişik veya komşu olmaları şarttır. Ancak bu parseller arasında kalan ve imar plânına göre yol, meydan, yeşil alan, park, otopark gibi kamuya ayrılan yerler için bu şart aranmaz. . Bu durum geçerli ise oratk yönetim oluşturulabilir. Uuşmazlıklar Kat Mülkiyeti Yasasına göre düzenlenecektir.


5) Kooperatif fesh edildikten sonra, kat maliklerinin oybirliği ile kararı olmaksızın site yönetimi oluşturulabilir mi? Oluşturulamaz ise site yönetim kurulu seçimi yapılabilir mi?

Bu sorunuzun cevabını Kooperatiflerin Kat Mülkiyeti'ne Geçişi ' bölümümüzde öğrenebilirsiniz.

Tıklayınız Lütfen................ http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?board=69.0 ...........................................

Kooperatif fesh edildikten sonra Site yönetiminin oluşması için söylediğiniz gibi kat maliklerinin oy birliği gerekmez. Bu bir süreçtir. KMK hükümleri işlemeye başlar ve ilk genel kurul kat maliklerinin ferdi çabaları ile teşkil edilir. Ancak site yönetiminin seçilebilmesi için kat maliklerinin salt çoğnluğu ile alınacak karar gerekir. Bu konudaki ayrıntıları Yöneticilik Seçimi İLe İLgili Konular bölümümüzde ................................  http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?board=11.0 ................ bulabilirsiniz.



6) Kat maliklerinin bir araya geldiği bir ortamda, yarıdan bir eksik kat malikinin site yönetimi adı altında bir seçimi protesto ederek toplantıdan ayrılmalarına ve seçime iştirak etmemelerine rağmen, kalan üyelerce seçildiği varsayılan ve site yönetim kurulu ismini verdikleri üç kişilik bir heyetin yukarıda arzedilen yeni yönetim planı hükümleri doğrultusunda karar alma ve uygulama yetkileri bulunmakta mıdır?

Bu sorunuza bir kaç cümle içinde net bir yanıt vereceğim. Duruma göre uygulayın.

"Yönetici ve denetçi seçimi için bağımsız bölüm kat maliklerinin salt çoğunluğu gerekir."

Bu toplantıda seçim yapılması için gereken bir yeter sayıdır.

Yeter sayı sağlanmış ise yönetici ve denetçi seçimine geçilir.

Oylamaya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile yönetici ve denetçi seçilir.

Yani toplantıda bulunup bu maddenin görüşülmesi sırasında kalkıp gidenlerin oyu aranmayacaktır. Kalkıp gitmeyenlerin oyları arasındaki salt çoğunluk sağlamışsa yönetici seçimi yapılır.

Kalkıp gidenler gitmeden önce aksi yönde karar kullanarak karar çoğunluğunu azaltmaları gerekirdi. Sinirlerine yenilip hata yapmışlar. Toplantıya katılarak da kat malikleri kurulunun yönetici seçimine yarayacak çoğunluğa imkan vermişler. Ya katılmayacaklardı. Veya bu maddede kalkıp gitmeyeceklerdi.

Bu halde ve yukarıda söylediğim toplantı yeter sayısı ve karar yetersayısı sağlanmışsa seçilen yönetim kurulu hukuki bir yönetim kuruludur. Karar almaya da , uygulamaya da yetkileri vardır.



7) Böyle bir sitede, %51 oy nisabıyla site yönetimi oluşturduklarını söyleyen ve site yöneticisiyim diye geçinen 3 kişi, kat maliklerinin oy çokluğu ile veya oy birliği ile kararı olmaksızın, kat maliklerini yüksek meblağ oluşturan borçlandırmaya yönelik kararlar alabilir mi? Kat malikleri kurulu kararı olmadan kat maliklerinden ek ödeme talebinde bulunabilir mi? Kat malikleri kurulu kararı olmaksızın üçüncü şahıslarla sitede yapılacak işlerle ilgili sözleşme imzalayabilir mi?

Bakın bu sorunuzun ..............3 kişi, denen yerine kadar yorum yapmıyorum. Bu hususları yukarıda anlattım onlarn yasal veya yasal olmayan bir yönetim kurulu olduğuna siz karar verceksiniz. Yüksek meblağ borçlandırma tamlaması afakidir. Bu hususlara da değinmeyeceğim.

Ancak şunu söyliyeceğim.

Eğer ilgili toplantıda bir bütçe toplantıda kalan ve terketmeyen kat maliklerinin salt çoğunluğu tarafından kabul edilmiş ve uygulaması için yönetim kurulu veya üyelerine yetki verilmişse , bu bütçeden kat maliklerine düşen payları kat malikleri ödemeye mecburdur. Bununla beraber bir bütçe rakamı ortada yoksa ve ilgili toplantıda bütçe uygulamaya yönetim kuruluna kat malikleri tarafından bir yetki verilmedi ise zaten yüksek meblağı bırakın kuruş toplanamaz. İşletme projesi tanimi olarak ortada yoksa ortak gider ve avans payı da yok demektir.

Unutmayalım işletme projesi kat mülkiyeti birliğinin bütçesidir.

Bütçesiz yönetim olmaz.

Yine bununla beraber bütçe kısmında yeni seçilen yönetim kuruluna .... bütçenin yeterli gelmediği durumlarda ek avans toplama yetkisi verilmişse " yönetim bunu beyan ederek ileride ek avans toplayabilir.

3. şahıslarla sözleşme yapılması için ya yönetim planında bu maddenin bulunması gerekir. Bu durumda her toplantıda karar alınması gerekmez. Veya her toplantıda  3. şahıslarla sözleşme yapılması için veye feshi için vs. karar alınması gerekir. Şahsen ben bu uygulamaya inanıyorum çünkü bir sınır koymak lazım.

Ancak KMK'nın 35. maddesinden çıkan hüküm ve mahkeme kararlarına göre "yönetici , 3ç kişilerle sözleşme yapabilir ve bu sözleşmelerden doğan mali sorumluluklar kat maliklerine ait olur. "

Yönetici kendisine verilen görevler sebebi ile 3. kişilerle yaptğı taahhüt ve üstlendiği borçlardan dolayı , kat malikleri kuruluna karşı şahsen sorumludur.

Ancak kat maliklerinin her biri de , yöneticinin yaptığı işlerden dolayı arsa paı oranında ona karşı sorumludur. Mesala yönetici apartmanın çatısını onarımını bir başka firmaya ödünç olarak yaptırmış ve karşılığında senet vermiş olsa - bu senedi anagayrimenkul adına imzalamış olsa bile- senedin bedelini ödememe durumunda , onarımı yapan firma yönetimi dava edemez. Onun borçlusu ve muhatabı yöneticidir. Ancak yönetici borcu öedemezse , kat maliklerinin her birini tek tek ve arsa payı oranında dava edebilir.

KMK'na göre anataşınmazın yönetimi için atanan yönetici ve yöneim kurulu , vekil statüsünde olup, üçüncü kişilere karşı kat maliklerini temsil ederken yetki sınırlarının belirlenmesinde Borçlar Kanunu md: 388 hükmü uygulanır. (Y. 12. HD. , 03.05.1991, E. 1990/ 12759, K, 1991/5456)

 



8) Bu sorulara ait cevapların hukuki dayanakları da gösterilirse memnun olacağım.

Mümkün olduğunca yer verdim.

Saygılarımla-Er.......n ÖZ.............LU 

Ozu.............4........@hot......l.com

oduncu
Thu 17 January 2008, 09:13 pm GMT +0200
Sayın Admin,
Verdiğiniz yanıtlar için teşekkür ediyorum.
Ancak verdiğiniz cevaplardan anladığım kadarıyla, sorularımın anlaşılamadığını sanıyorum.
Şöyle ki:
1) Bir numaralı sorumda ben kat irtifakı kurulurken Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş ve tescil edilmiş yönetim planının değiştirilmesine ilişkin girişimleri kasretmiyorum. O yönetim planından haberi bile olmayan bazı kat maliklerinin yeni bir yönetim planı hazırlatarak veya hazırlayarak sadece son sayfasının imzalı olduğu ve Tapu Sicil Müdürlüğüne götürmedikleri yeni ve bir başka yönetim planını uygulamaya kalkışmalarının hukuken geçerli olup olamayacağını öğrenmek istiyorum. Yani burada sözkonusu olan 2001 yılında Tapu Sicil Müdürlüğü ne verilmiş yönetim planının değişikliği değildir. Yukarıda da belirttiğim gibi, sadece son sayfasında eksik ve bazılarının sahte olduğu çıplak gözle bile anlaşılabilen, hatta yönetim kurulu başkanınca da bazı imzaların sahte olduğu yeni bir yönetim planının hukuken geçerli olup olamayacağını öğrenmek isriyorum.
2)Siz, yönetim planlarının her sahifesinin kat maliklerince imzalanmasına ilişkin bir şekil şartı ve gereği yoktur diyorsunuz. Bu ifadenize göre, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü herkesi yanıltıyor demek ki. Çünkü; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün WEB sitesindeki, “Tapu İşlemleri-Akitli İşlemler-Kat Mülkiyeti” ne ilişkin açıklamalarının 7. maddesinde belirtilen ve bazı Tapu ve Kadastro ilçe Müdürlüklerinin duyuru panolarında asılı bulunan “Ana gayrimenkulün yönetimini düzenleyen yönetim planının her sayfasının bütün maliklerce imzalanmış olması gerekir"    ifadesi yer almaktadır.
Ayrıca, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından da verilmiş “………..eksik imzalı ve tapuya verilmemiş bir yönetim planı, yasal yönden geçerli sayılmayacağına göre, bunun iptali de söz konusu olamaz. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur. (Yrg. 5. H.D. 7.5.1984 E.4299 K.4132)” şeklinde bir karar bulunmaktadır.  Hem Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nun WEB sitesinde yer alan ve konumuzla ilgili olan  madde, hem de Yargıtay kararı sizin yazdıklarınızla karşılaştırıldığında; bir kişiye vekalet verilmediği taktirde de yeni hazırlandığı ifade edilen ve her sahifesi bütün kat maliklerince imzalanmamış bir yönetim planının hukuken geçerli olup olamayacağı konusunda tam bir çelişki görülmektedir. Bu duruma göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü WEB sitesindeki ifade ile sözkonusu Yargıtay kararını geçersiz mi saymak gerekmektedir?
Benim öğrenmek istediğim, bu konuda Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün yazılı belgesinin ve Yargıtay kararının mı, yoksa sizin yazdıklarınızın mı dikkate alınacağı konusundaki tereddütümün giderilmesidir.
Sizin ifadenizden, yeni yapılmış (değişiklik değil) bir yönetim planında sayfaların ucu açık olabilir, ucu açık sayfalarda da yetkiyi elinde bulunduran yönetim kurulu istediği değişikliği yapabilir anlamını çıkarmak yanlış olabilir mi? Yanlış değilse, en basit bir belgenin bile her sayfasının imza altına alındığı günümüzde, yönetim planlarını hiç bir kat maliki ezberleyemeyeceğine göre, yeni yapıldığı söylenen ve site yönetimince uygulamaya konulduğu ifade edilen ve Tapu Sicil Müdürlüğüne de verilmemiş olan bir yönetim planının ucu açık, yani altı açık bırakılmış, yani imza ile sınırlandırılmamış sayfalarında yönetimce değişiklik yapılmış olamaz mı? Yukarıdan bu yana anlatmaya çalıştığım, (Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunan yönetim planının değişikliği değil) yeni yapıldığı ifade edilen, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne de verilmemiş böyle bir yönetim planı hukuken geçerli olabilir m? Olabilirse hukuki dayanağı nedir?
3) Dördüncü soruma verilen cevabı da pek anlamış değilim. Bulunduğumuz yazlık sitede birbirine komşu iki ayrı parselde sırasıyla 19 ve 24 konut bulunmaktadır. Bu sitenin, 2007 Temmuz ayında bu iki parselin dışında da  bunlara bitişik olmayan iki parsel daha ilave edilerek 4 parselden oluşturulduğu kabul edilmiş ve bu siteye ait bir yönetim kurulu seçimi yapılmıştır.
Sizler de, 634 Sayılı Kanunda değişiklik ve eklemeler yapan 5711 Sayılı Yasaya göre değerlendirme yaparak, Toplu Yapı Kapsamında mütalaa edilecek böyle bir sitede hiçbir şarta bağlı olmaksızın belirttiğim şekilde ortak bir site yönetimi kurulabileceğini söylüyorsunuz. Bu duruma göre Yargtay 18.Hukuk Dairesinin "“Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre, kat mülkiyeti birden çok parsel üzerinde müşterek olarak kurulamaz. O nedenle de birden çok parsel üzerinde bağımsız bölüm maliki olan kişiler, Kat Mülkiyeti Kanununun öngördüğü kat malikleri kurulu ve bu suretle seçilen yönetici de Kat Mülkiyeti Kanununun 34. maddesinde tanımlanan yönetici sıfatında değildir. (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556)” şeklindeki kararı geçersizleşmiş midir?
4) Verilen cevaptan, sorularmın 7. maddesinde belirttiğim hususları da ifade edemediğimi düşünüyorum.
Kat malikleri işletme projesi adı altındaki bütçe çizelgesinde belirtilen işlere ait masrafları harfiyen yerine getirmektedir. Kat malikleri Kurulu, yeni seçilmiş olan yönetime, işletme projesinde belirtilen meblağın dışında herhangi bir ek ödeme talebinde bulunma yetkisi vermemiştir. Bu yönetim, yukarıdaki 1. ve 2. maddelerde belirttiğim yeni düzenlenmiş olan (2007 yılında) yönetim planının bir maddesini dayanak yaparak işletme projesinde olmayan bir iş ortaya koyarak ek ödeme talebinde bulunmuştur. Benim öğrenmek istediğim, 2001 yılında her parsel için ayrı ayrı düzenlenmiş ve Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş olan yönetim planından haberi bile olmayan bu yönetimin ortaya koyduğu yeni, sayfaları imzalanmamış, Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmemiş bir yönetim planının bir maddesini dayanak yaparak ek ödeme talebinde bulunmaları hukuken mümkün müdür? Mümkünse yasal dayanağı nedir?

admin
Fri 18 January 2008, 10:12 am GMT +0200
Sayın Oduncu ,

Metinlerinize dayanarak cevap veriyorum. Yazılı olmayan hususları bilemem.

1) Bir numaralı sorumda ben kat irtifakı kurulurken Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş ve tescil edilmiş yönetim planının değiştirilmesine ilişkin girişimleri kasretmiyorum. O yönetim planından haberi bile olmayan bazı kat maliklerinin yeni bir yönetim planı hazırlatarak veya hazırlayarak sadece son sayfasının imzalı olduğu ve Tapu Sicil Müdürlüğüne götürmedikleri yeni ve bir başka yönetim planını uygulamaya kalkışmalarının hukuken geçerli olup olamayacağını öğrenmek istiyorum. Yani burada sözkonusu olan 2001 yılında Tapu Sicil Müdürlüğü ne verilmiş yönetim planının değişikliği değildir. Yukarıda da belirttiğim gibi, sadece son sayfasında eksik ve bazılarının sahte olduğu çıplak gözle bile anlaşılabilen, hatta yönetim kurulu başkanınca da bazı imzaların sahte olduğu yeni bir yönetim planının hukuken geçerli olup olamayacağını öğrenmek isriyorum.

Şimdi yazdığınız bu maddeye cevabımı aslında vermiştim. İlgili şekilde tariflediğiniz yönetim planı zaten tapuya tescilli olmadığı için geçerli değildir. Tapudaki yönetim planı uygulanır.

Diğer taraftan ilgili kat maliklerinin girişimi ile yapılan yönetim planının sadece son sayfalarında imzalarının olması ve diğer sayfalarında imzalarının olmaması şekil eksikliğidir. Sadece bu sebeple yapılan yönetim planı geçersiz olmaz. Ancak tapuya tescilli olmadığı için zaten geçerli değildir.

Yine  ilgili kat maliklerinin girişimi ile yapılan yönetim planının son sayfasında eksik ve bazılarının sahte olduğu çıplak gözle bile anlaşılabilen, hatta yönetim kurulu başkanınca da bazı imzaların sahte olduğunu belittiğiniz yönetim planı değişikliği için hazırlanan bu evrakta , resmi evrakta sahtecilik suçu işlenmiştir. Bu ceza hukuku konusudur. Bu ceza davası açılınca ve sonuçlanınca zaten bu belge yönetim planı olarak adlandırılamaz. Bu yönde bakıldığında da ilgili kat maliklerinin girişimi ile yapılan yönetim planınız geçersizdir.

Bakınız hukukta bir olay için net şu cümle söylenemez. Olayın her yönünü tanımlamak lazım.

Tüm bu açılardan bakıldığında ilgili yönetim planı geçersizdir. Ceza davası takibi tamamlandığında ise Yönetim Planı olarak adlandırılmış olan metin yönetim planı değildir.



2)Siz, yönetim planlarının her sahifesinin kat maliklerince imzalanmasına ilişkin bir şekil şartı ve gereği yoktur diyorsunuz. Bu ifadenize göre, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü herkesi yanıltıyor demek ki. Çünkü; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün WEB sitesindeki, “Tapu İşlemleri-Akitli İşlemler-Kat Mülkiyeti” ne ilişkin açıklamalarının 7. maddesinde belirtilen ve bazı Tapu ve Kadastro ilçe Müdürlüklerinin duyuru panolarında asılı bulunan “Ana gayrimenkulün yönetimini düzenleyen yönetim planının her sayfasının bütün maliklerce imzalanmış olması gerekir"    ifadesi yer almaktadır.
Ayrıca, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından da verilmiş “………..eksik imzalı ve tapuya verilmemiş bir yönetim planı, yasal yönden geçerli sayılmayacağına göre, bunun iptali de söz konusu olamaz. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur. (Yrg. 5. H.D. 7.5.1984 E.4299 K.4132)” şeklinde bir karar bulunmaktadır.  Hem Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nun WEB sitesinde yer alan ve konumuzla ilgili olan  madde, hem de Yargıtay kararı sizin yazdıklarınızla karşılaştırıldığında; bir kişiye vekalet verilmediği taktirde de yeni hazırlandığı ifade edilen ve her sahifesi bütün kat maliklerince imzalanmamış bir yönetim planının hukuken geçerli olup olamayacağı konusunda tam bir çelişki görülmektedir. Bu duruma göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü WEB sitesindeki ifade ile sözkonusu Yargıtay kararını geçersiz mi saymak gerekmektedir?
Benim öğrenmek istediğim, bu konuda Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün yazılı belgesinin ve Yargıtay kararının mı, yoksa sizin yazdıklarınızın mı dikkate alınacağı konusundaki tereddütümün giderilmesidir.

Bakınız sayın üye, benim herhangi bir tereddütüm yok. Yaptığım sayısız işlem var. Ve ben uygulamayı biliyorum. Zaten bu portalda laf ebeliği yapmak için saatlerimizi harcamıyoruz.

Sözünü ettiğiniz yargıtay kararındaki imza eksiği bağımsız bölüm kat maliki imza eksiğini ifade etmektedir.

Diğer taraftan 1000 dairelik bırakın 200 dairelik site için hazırlanan 43 sayfa yönetim planını lütfen her sayfasını tüm maliklere imza ettirerek tapuya tescil ettiriniz lütfen. Bir deneyiniz tescil ettiremeyeceksiniz. O yönetim planları sonradan anayapıdaki mülk kazanımlarında yeni malikleri bilgilendirmek için tapu dairelerinde bulunur. Okunamayan bir yönetim planının tapuda işi yoktur. 10 dairelik bir apartman için yapılan uygulamayı örneklemeyelim lütfen.



Sizin ifadenizden, yeni yapılmış (değişiklik değil) bir yönetim planında sayfaların ucu açık olabilir, ucu açık sayfalarda da yetkiyi elinde bulunduran yönetim kurulu istediği değişikliği yapabilir anlamını çıkarmak yanlış olabilir mi? Yanlış değilse, en basit bir belgenin bile her sayfasının imza altına alındığı günümüzde, yönetim planlarını hiç bir kat maliki ezberleyemeyeceğine göre, yeni yapıldığı söylenen ve site yönetimince uygulamaya konulduğu ifade edilen ve Tapu Sicil Müdürlüğüne de verilmemiş olan bir yönetim planının ucu açık, yani altı açık bırakılmış, yani imza ile sınırlandırılmamış sayfalarında yönetimce değişiklik yapılmış olamaz mı? Yukarıdan bu yana anlatmaya çalıştığım, (Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunan yönetim planının değişikliği değil) yeni yapıldığı ifade edilen, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne de verilmemiş böyle bir yönetim planı hukuken geçerli olabilir m? Olabilirse hukuki dayanağı nedir?

Ben ifademde bir ucu açık tanımından bahsetmedim, kastedmedim. Yönetim planları tüm kat maliklerinin fikirbirliği ile yapılır. Burada bir kanundan bahsediyoruz. Kişilerin içlerindeki sahtekarlık, kendini gösterme arzusu, kibir ve ikiyüzlülük konumuz değil. Zaten yönetim planı değişikliğinde yönetim kuruluna verilen de bir yetki yoktur. Sonradan kabul edilmiş bir metni değiştirme imkanı da yetkisi de yoktur.

Sizin dediğiniz gibi sayfalarda değişiklik yapılsa da ..... yani bir sürü ihtimal var. Bunlar diğer hukuk mevzuatının konuları.Yapmışlarsa böyle bir değişiklik cezasını öderler.

Yine cevap veriyorum. Bu metnin şu an bir hukuki dayanağı yoktur.



3) Dördüncü soruma verilen cevabı da pek anlamış değilim. Bulunduğumuz yazlık sitede birbirine komşu iki ayrı parselde sırasıyla 19 ve 24 konut bulunmaktadır. Bu sitenin, 2007 Temmuz ayında bu iki parselin dışında da  bunlara bitişik olmayan iki parsel daha ilave edilerek 4 parselden oluşturulduğu kabul edilmiş ve bu siteye ait bir yönetim kurulu seçimi yapılmıştır.
Sizler de, 634 Sayılı Kanunda değişiklik ve eklemeler yapan 5711 Sayılı Yasaya göre değerlendirme yaparak, Toplu Yapı Kapsamında mütalaa edilecek böyle bir sitede hiçbir şarta bağlı olmaksızın belirttiğim şekilde ortak bir site yönetimi kurulabileceğini söylüyorsunuz. Bu duruma göre Yargtay 18.Hukuk Dairesinin "“Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre, kat mülkiyeti birden çok parsel üzerinde müşterek olarak kurulamaz. O nedenle de birden çok parsel üzerinde bağımsız bölüm maliki olan kişiler, Kat Mülkiyeti Kanununun öngördüğü kat malikleri kurulu ve bu suretle seçilen yönetici de Kat Mülkiyeti Kanununun 34. maddesinde tanımlanan yönetici sıfatında değildir. (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556)” şeklindeki kararı geçersizleşmiş midir?

Evet geçersizleşmiştir.  Bununla beraber "Birbirlerine bitişik bile olsa 1'den çok parsel üzerinde müşterek kat mülkiyeti kurulamaz..................." (Y.18. HD. 27.09.1993. E. 1993/7647, K. 1993/10020) sayılı kararda geçersizleşmiştir.

O karar eski kanuna bapşı olarak çıkarılan yönetmelikler çerçevesinde birden fazla parsel üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz hükmü gereğince verilmiştir. Oysa 28 Kasım 2007'de resmi gazetede yayınlanarak yürülüğe giren kanunda kat mülkiyeti tescili ve tanımı ile toplu yapılara ait tanıma uyan kısımlar yeniden düzenlenmiştir.


4) Verilen cevaptan, sorularmın 7. maddesinde belirttiğim hususları da ifade edemediğimi düşünüyorum.
Kat malikleri işletme projesi adı altındaki bütçe çizelgesinde belirtilen işlere ait masrafları harfiyen yerine getirmektedir. Kat malikleri Kurulu, yeni seçilmiş olan yönetime, işletme projesinde belirtilen meblağın dışında herhangi bir ek ödeme talebinde bulunma yetkisi vermemiştir. Bu yönetim, yukarıdaki 1. ve 2. maddelerde belirttiğim yeni düzenlenmiş olan (2007 yılında) yönetim planının bir maddesini dayanak yaparak işletme projesinde olmayan bir iş ortaya koyarak ek ödeme talebinde bulunmuştur. Benim öğrenmek istediğim, 2001 yılında her parsel için ayrı ayrı düzenlenmiş ve Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş olan yönetim planından haberi bile olmayan bu yönetimin ortaya koyduğu yeni, sayfaları imzalanmamış, Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmemiş bir yönetim planının bir maddesini dayanak yaparak ek ödeme talebinde bulunmaları hukuken mümkün müdür? Mümkünse yasal dayanağı nedir?

Hayır mümkün değildir. İlgili yönetim planı hukuken geçersiz olduğuna göre bu yönetim planı maddeleri uygulanamaz. Bu durumda ilgili ödeme emrine itiraz etmeniz gerekir. Eğer yönetim icra işlemine başlarsa icra işlemine de itiraz etmeniz gerekecektir. Bu noktadan sonra yönetim dava yoluna gidecektir. Ancak bu davyı kazanma şansı mümkün değildir.

Bu yetkinin geçersiz olan yönetim planında tanımlandığını ve ka malikleri kurulunca verilmemiş bir yetki olduğunu kabul ettik.



Sayın Üyeler ! Admin veya Adminler ile Forum Yöneticileri Maddi ve Manevi Karşılık Beklemeden Forumda Vakit Harcamaktadırlar. Hukuk Sonucu Tek Olan ve Doğrusu Yegane Olan Bir Alan Değildir.
Birbirlerimizin Fikirlerine Saygılı Olmak Zorundayız!
Yorumlarımızı Yaparken Hata da Yapma Özgürlüğümüz Vardır.
Karşılığını Ödemediğiniz Hiç Bir Hizmet İçin Hesap Sorma Özgürlüğünüz Yoktur.
Kriz Haline Gelmiş Ve Sizleri Üzmüş Olaylar İçin Sadece Bu Forumda Derman Bulmanız İmkansızdır.
Bir Kaç Hukukçuya Danışmanızı Tavsiye Ederiz.

oduncu
Fri 18 January 2008, 09:28 pm GMT +0200
Sayın Admin,
Verdiğiniz cevaplar ve bilgilenmeme katkıda bulunduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Tabii ki bu arada bilgi sirkülasyonunda kopukluk olmaması da arzu edilen bir husustur. Bu nedenle küçük bir tereddütümü giderebilmem için katkıda bulunacağınızı umuyor, laf ebeliği yapılmadığını kabul buyurmanızı istirham ediyorum.
Tereddütüm şudur;
1) 28 Kasım 2007  tarihinden itibaren geçersiz duruma gelmiş olan (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556) Yargıtay kararı ile, sizlerin verdiğiniz cevapta yazmış olduğunuz  (Y.18. HD. 27.09.1993. E. 1993/7647, K. 1993/10020) Yargıtay kararı, bu kararlarda yer almış olan birden fazla parsel üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz hükmü dikkate alınmaksızın, 28 Kasım 2007 tarihinden önce yapılan işlemler ve oluşturulmuş bir site yönetimi için de geçersiz mi kabul edilecektir?
2) Gönderdiğim soru metninin bir yerinde belirttiğim (Yrg. 5. H.D. 7.5.1984 E.4299 K.4132) Yargıtay kararı ile ilgili olarak yargıtay kararındaki imza eksiği bağımsız bölüm kat maliki imza eksiğini ifade etmektedir. denilmektedir. Zaten ben de 28 Kasım 2007 tarihinden önce yapılmış olan bir işlemde kat maliklerinin imza eksiğinden bahsetmekteyim. 28 Kasım 2007 tarihinden önce yapılmış kat malikleri imzalarının eksik olduğu bir işlem için de sözkonusu Yargıtay kararı geçersiz mi sayılacaktır.

Vereceğiniz cevaplar ve bulunduğunuz katkılar için tekrar çok teşekkür ediyor, her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum.

admin
Sat 19 January 2008, 11:59 am GMT +0200
Sn. Oduncu,

1) 28 Kasım 2007  tarihinden itibaren geçersiz duruma gelmiş olan (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556) Yargıtay kararı ile, sizlerin verdiğiniz cevapta yazmış olduğunuz  (Y.18. HD. 27.09.1993. E. 1993/7647, K. 1993/10020) Yargıtay kararı, bu kararlarda yer almış olan birden fazla parsel üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz hükmü dikkate alınmaksızın, 28 Kasım 2007 tarihinden önce yapılan işlemler ve oluşturulmuş bir site yönetimi için de geçersiz mi kabul edilecektir?

Hayır. 28 Kasım 2007 tarihine kadar yapılmış olan bu parsellerin toplu yapı kapsamında birleştirilmesi işlemi tabiki ilgili yargıtay kararlarına aykırıdır. Dolayısı ile ilgili genel kurul kararı ve/veya oluşturulmuş yönetim planına (ki bu yönetim planı henüz taslak aşamasında --- her nekadar imzadan geçmiş ise de yönetim planının geçerli olması için gerekli işlemler tamamlanmamış) normal şartlarda bu hüküm gereğince itiraz edilmesi gerekirdi. Ancak şu durumda yapılan işlem yani toplu yapı kapsamında yeni bir yönetim planı oluşturulması işlemi hukuka aykırı sayılmamaktadır. Her ne kadar 29 Kasım 2007 tarihinden önce ilgili dönemde geçerli olan yargıtay kararlarına aykırı olan bir eylem olsa da kanunun yürürlüğe girmesi ile mevzuata aykırılık ortadan kalkmış durumdadır. Sadece bu itiraz şekli ile açılacak bir davada yönetim planının geçersiz sayılması isteminin çok başarılı olmayacağı kanaatindeyim.

Gelelim sorunuz içindeki diğer noktalara... Şimdi biz ve kanımca da siz bu yönetim planının zaten geçerli olmayan bir yönetim planı olduğu fikrinde sabitiz. Neden? Bu yönetim planı tapya tescil ettirilmemiş. Yan hukuken geçersiz. Sizi sinirlendirmeyeyim. Bir de yönetim planının oluşturulmasında hukuki bazı eksikler ve belli ki şaibeler var. Hele hele böyle bir yönetim planının kabulünün muhakkak önceden ilan edilmiş bir genel kurul çerçevesinde yapılması lazım. Nasıl olacak? Orada yan parsellerdeki 4-5 villa genel kurul yapamayacağına göre en kalabalık kat malikinin bulunduğu parsel toplantısında veya birden fazla parsel varsa bunların aynı anda yapılacak toplantısında alınacak bu karar. Ve jer kat mülkiyetine tabi parsel yönetim planının bu biçimde değişimi için karar alacaklar bu şart.

Diğer taraftan toplu yapı hükümlerini net okumanızı tavsiye ederim. Parsellerin nitelikleri konusunda tereddütleriniz varsa ve toplu yapıya girmediğini düşünüyorsanız . O Başka bu işlemlerin tamamı zayidir .

Ve yönetim planı altındaki imzalar , bir başkasının yerine imza atılması , sahte imza atılması şeklinde ise bu manzumenin zaten bir hükmü yok.

Neticede her şey okey olsa bile taupya tescilli olmayan bir yönetim  planın uygulanma şansı yok. Hatta ve hatta tapuda başka bir tescilli yönetim planı varsa bu külliyen hatalı.

Tüm bu derlemelerden sonra net tek cevap....

İLGİLİ YENİ OLUŞTURULMAYA GAYRET EDİLMİŞ, TAPUYA TESCİL ETTİRİLEMEMİŞ ,  HENÜZ GEÇERLİLİĞİ OLMAYAN ŞAİBELİ YÖNETİM PLANININ UYGULANMASI, BU YÖNETİM PLANI MADDELERİNİN UYGULANMASI , ORTAK GİDER VE AVANS PAYLARININ BU YÖNETİM PLANINA GÖRE UYGULAMASI HATALIDIR. (BURADA BİR EKSİK KALMIŞ SONRADAN İLAVE EDİYİM DEDİM... İLGİLİ YÖNETİM PLANINA GÖRE SEÇİLMİŞ YÖNETİM KURULU VEYA ÜYELERİNİN "YÖNETİCİ" SIFATI YOKTUR. İŞLEM YAPAMAZLAR. VEKAET AKDİ HÜKÜMLERİ GERÇEKLEŞMEMİŞ OLUR.)

Her türlü yasal hakkınızı arayabilir, bu yönetim planı içeriğinden doğmuş borçları ödemeyebilir, sulh mahkemesinde yönetici ve yönetim kurulu üyelerinin herbirine dava açabilirsiniz.


2) Gönderdiğim soru metninin bir yerinde belirttiğim (Yrg. 5. H.D. 7.5.1984 E.4299 K.4132) Yargıtay kararı ile ilgili olarak yargıtay kararındaki imza eksiği bağımsız bölüm kat maliki imza eksiğini ifade etmektedir. denilmektedir. Zaten ben de 28 Kasım 2007 tarihinden önce yapılmış olan bir işlemde kat maliklerinin imza eksiğinden bahsetmekteyim. 28 Kasım 2007 tarihinden önce yapılmış kat malikleri imzalarının eksik olduğu bir işlem için de sözkonusu Yargıtay kararı geçersiz mi sayılacaktır.

Hayır. Ben size Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin "“Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre, kat mülkiyeti birden çok parsel üzerinde müşterek olarak kurulamaz. O nedenle de birden çok parsel üzerinde bağımsız bölüm maliki olan kişiler, Kat Mülkiyeti Kanununun öngördüğü kat malikleri kurulu ve bu suretle seçilen yönetici de Kat Mülkiyeti Kanununun 34. maddesinde tanımlanan yönetici sıfatında değildir. (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556)” şeklindeki kararının geçersiz hale geldiğinden ve "Birbirlerine bitişik bile olsa 1'den çok parsel üzerinde müşterek kat mülkiyeti kurulamaz..................." (Y.18. HD. 27.09.1993. E. 1993/7647, K. 1993/10020) sayılı kararın geçersizliğini kastedmiştim.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından da verilmiş “………..eksik imzalı ve tapuya verilmemiş bir yönetim planı, yasal yönden geçerli sayılmayacağına göre, bunun iptali de söz konusu olamaz." kararı tabi ki geçerlidir.
Bu karar 28 KAsım 2007 tarihinden sonra yapılmış işlemler için de geçerlidir. 
 


Ben de sizlere teşekkür ediyorum. Yapılan bu keyfi ve hatalı işlemlerden ötürü zarar göremeyeceğinizi ve komşuluk ilişkilerinizin zedelenmeden tüm hususları diğer kat maliklerinin de anlamasını ve hukukun ne kadar gerekli olduğunun farkına varmalarını ümid ediyorum.

Saygılarımla,

oduncu
Sat 19 January 2008, 02:10 pm GMT +0200
Sa Admin,
Cevaplarınız için çok çok teşekkür ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, bir üyeniz olarak bana çok büyük katkılarınız oldu. Böyle bir siteyi keşke 28 Kasım 2007 den önce kurabilseydiniz diye düşünmekten kendimi alamadım.
Ancak verdiğiniz bunca yanıta rağmen iki küçük husus kafamda bulanık gibi duruyor.
Onlar da şunlar;
1)28 Kasım 2007  tarihinden önce (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556) Yargıtay kararı ile, sizlerin verdiğiniz cevapta yazmış olduğunuz  (Y.18. HD. 27.09.1993. E. 1993/7647, K. 1993/10020) Yargıtay kararı geçerli olduğuna göre, sizin de cevaplarınızda Hayır. 28 Kasım 2007 tarihine kadar yapılmış olan bu parsellerin toplu yapı kapsamında birleştirilmesi işlemi tabiki ilgili yargıtay kararlarına aykırıdır.  şeklindeki ifadeniz gayet açık olduğu halda, 29.07.2007 tarihinde "birden fazla parsel üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz hükmü" dikkate alınmaksızın oluşturulmuş olan bir site yönetimi nasıl oluyor da daha hala hukuken geçerli olabiliyor, hala kararlar alabiliyor. Bunu anlamış değilim.
2) Yine cevabınızda "Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından da verilmiş “………..eksik imzalı ve tapuya verilmemiş bir yönetim planı, yasal yönden geçerli sayılmayacağına göre, bunun iptali de söz konusu olamaz." kararı tabi ki geçerlidir. Bu karar 28 KAsım 2007 tarihinden sonra yapılmış işlemler için de geçerlidir.      ifadenize göre,  30-40  kat maliki bulunan sitelerde yönetim planının eksik imzalı olmaması gerekir sonucuna varabilir miyiz? Yani, bu gibi sitelerde, Tapu Sicil Müdürlüğüne Tescil ettirmemenin yanı sıra,  eksik imza da yönetim planının geçersiz olabileceğine ilişkin bir etkendir, şeklinde düşünebilir miyiz?

Verdiğiniz cevaplar için tekrar çok teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

admin
Sat 19 January 2008, 04:50 pm GMT +0200

Onlar da şunlar;
1)28 Kasım 2007  tarihinden önce (Yrg.18. H.D. 2.2.1998 E. 717, K. 556) Yargıtay kararı ile, sizlerin verdiğiniz cevapta yazmış olduğunuz  (Y.18. HD. 27.09.1993. E. 1993/7647, K. 1993/10020) Yargıtay kararı geçerli olduğuna göre, sizin de cevaplarınızda Hayır. 28 Kasım 2007 tarihine kadar yapılmış olan bu parsellerin toplu yapı kapsamında birleştirilmesi işlemi tabiki ilgili yargıtay kararlarına aykırıdır.  şeklindeki ifadeniz gayet açık olduğu halda, 29.07.2007 tarihinde "birden fazla parsel üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz hükmü" dikkate alınmaksızın oluşturulmuş olan bir site yönetimi nasıl oluyor da daha hala hukuken geçerli olabiliyor, hala kararlar alabiliyor. Bunu anlamış değilim.

Böyle bir ifade doğru değil. Eğer ben kullandı isem bile ilk mesajınızdaki ifadelerinizden tespit edemediğim ve diğer mesajlarımızda anlaşılmış sebeplerden ötürü, konuyu algılayamadan kullanmışımdır. Baktım ama göremedim.

Sonuçta bizim de konuyu çok net anladığımız bir biçimde SÖZÜNÜ ETTİĞİNİZ SİTE YÖNETİMİ YASAL DEĞİLDİR. HUKUKEN BİR GEÇERLİLİĞİ YOKTUR. Son mesajımda bu konuyu altı çizili olarak "(BURADA BİR EKSİK KALMIŞ SONRADAN İLAVE EDİYİM DEDİM... İLGİLİ YÖNETİM PLANINA GÖRE SEÇİLMİŞ YÖNETİM KURULU VEYA ÜYELERİNİN "YÖNETİCİ" SIFATI YOKTUR. İŞLEM YAPAMAZLAR. VEKAET AKDİ HÜKÜMLERİ GERÇEKLEŞMEMİŞ OLUR.)" belirtmiştim.


Aldıkları kararlar da geçerli değildir.


2) Yine cevabınızda "Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından da verilmiş “………..eksik imzalı ve tapuya verilmemiş bir yönetim planı, yasal yönden geçerli sayılmayacağına göre, bunun iptali de söz konusu olamaz." kararı tabi ki geçerlidir. Bu karar 28 KAsım 2007 tarihinden sonra yapılmış işlemler için de geçerlidir.      ifadenize göre,  30-40  kat maliki bulunan sitelerde yönetim planının eksik imzalı olmaması gerekir sonucuna varabilir miyiz? Yani, bu gibi sitelerde, Tapu Sicil Müdürlüğüne Tescil ettirmemenin yanı sıra,  eksik imza da yönetim planının geçersiz olabileceğine ilişkin bir etkendir, şeklinde düşünebilir miyiz?

Doğrudur. Yönetim Planı Teşkili için Gerekli Olan İmza Sayısı Tamamlanmıştır. Yani Tapu Tesciline Gidecek Yeterlilikte Bir Hal Almamıştır. 

Sözünü Ettiğiniz Yönetim Planı Bu Yönden de Geçersizdir.

Bu arada şunu söyliyeyim. Bu sizin olayınız için geçerli bir husus. Buradaki olayı net bir şekilde yönetim planı değişikliği olarak tanımlamak hatalıdır. Sizin olayınızda bir YÖNETİM PLANI 'nın yaratılması durumu vardır.

Lütfen diğer üyelerimiz bunu yanlış anlamasınlar. Kanuna aykırı bir biçimde Yönetim Planı'nın değiştirilmesi için % 100 bir koşul yani tüm kat maliklerinin kabulü gerekir demiyorum. Yönetim Planı değişimi için gerekli yasal çoğunluk bilinmektedir ki tüm kat maliklerinin (sadece toplantıya katılanların değil)  4/5 çoğunluğudur. Bu durumu savunuyoruz. O değişmiyor.

Bununla beraber Oduncu isimli üyemizle 28 Kasım 2007 tarihinden evvel alınmış bir kararı (daha karar var mı onu da bilmiyorum ya... yani bir olağan genel kurul yapılmış mı bir yöneim planı yapılması için.. bilemiyorum) veya daha doğrusu bir yönetim planı yapılması durumunu konuşuyoruz.

28 Kasım 2007 tarihinden sonra Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 9. Bölümüne yeniden bakmak gerekir. Ve geçici maddeleri değerlendirmek gerekir.
Eğer orada belirtilen toplu yapı tanımına Oduncu isimli üyemizin sitesi uyuyorsa ve kanunun yürülüğe girdiği 28 Kasım 2007 tarihinden sonra bu girişim yeniden başlarsa (eski girişimin bir önemi yok... bu bölümde çok anlatık. o girişim bir çok sebepten hukuki değil, hükümsüz sonuç doğurmuş) ve 28 MAyıs 2008 tarihine kadar olağanüstü genel kurul vasıtası ile yapılırsa ve bu kurulda oylanırsa yönetim planı maddelerinin değişimi veya tamamı için tüm kat maliklerinin sayısının salt çoğunluğu ile kabul edilecek olan yeni yönetim planı tapuya tescil edildiği tarihten itibaren geçerli olur.

Benim nacizane görüşüm budur. Yeni Kanun henüz çıkığı için ne bir yönetmeliği ne de bir hukuk kararı var.. Örnekleyemeyeceğim.

Selamlar,



Verdiğiniz cevaplar için tekrar çok teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

oduncu
Sun 20 January 2008, 09:13 pm GMT +0200
Sayın Admin,
Verdiğiniz cevaplarla beni aydınlattığınız için çok teşekkür ediyorum. Konu ile ilgili başka hususlar için yazışmak dileği ile 2008 yılında ve daha sonraki yıllarda her şeyin gönlünüzce ve gönlümüzce olmasını temenni ediyor, sağlıklar diliyorum.

admin
Mon 21 January 2008, 09:29 am GMT +0200
Dileklerinize katılıyorum. Size de mutluluk ve sağlık diliyorum.

oduncu
Mon 21 January 2008, 10:20 am GMT +0200
Sayın Admin Çok Teşekkür ediyorum.
Ancak bu arada şunu da açıklığa kavuşturursanız çok iyi olacak. Gönderdiğiniz son cevabın ilk paragrafındaki "Doğrudur. Yönetim Planı Teşkili için Gerekli Olan İmza Sayısı Tamamlanmıştır." cümlesindeki "Tamamlanmıştır" sözcüğü "Tamamlanmamıştır" olacak diye anlam çıkarıyorum. Bu doğru mudur?

Sağlıklar ve mutluluklar diliyorum.

admin
Mon 21 January 2008, 10:25 am GMT +0200
Sayın oduncu,

"Doğrudur. Yönetim Planı Teşkili için Gerekli Olan İmza Sayısı Tamamlanmamıştır."

oduncu
Mon 21 January 2008, 10:29 am GMT +0200
Sayın Admin,
Çok teşekkür ediyorum. Sayenizde, poligon şimdi tamamlanmış durumdadır.
Tekrar sevgiler, saygılarla sağlıklar dilerim.

admin
Mon 21 January 2008, 02:04 pm GMT +0200
:)

mühendis
Tue 29 January 2008, 08:46 pm GMT +0200
Sayın Admin Merhaba,
28.01.2008 günü, yani dün gönderdiğim mesaja cevap verdiğiniz için teşekkür ediyorum.
Ancak, forum içinde mesaj yazıp göndermekte zorlandığım için mesajı e-mail adresimden göndermiştim. Forum içinde göndermeyi tam olarak öğrendikten ve gönderdiğim mesajların alındığı hakkında da bilgi sahibi olabildikten sonra, mesajlarımı forum içinde göndereceğim. Bununla birlikte mesajlarımın özel olmadığını sanıyordum. Çünkü öğrenmek istediklerim her sitede olabilecek şeylerdir. Bu son gönderdiğim mesajda, daha önceki cevaplarınızda bulunmayan hususlara yer verdiğimi düşünüyorum. Örneğin;
1) Mesajımda açıkladığım şekilde oluşturulmuş olan bir site yönetimi, tapu siciline götürülmediği için hukuken geçersiz olduğunu  ifsde ettiğiniz bir yönetim planının bir maddesini dayanak yaparak su sondajı yaptırtmak için ek ödeme talebinde bulunabilir mi?
2) İşletme projesi ile belirtilen aidatı ödeyen, ancak ancak sadece yönetim kurulunca alınan bir karara göre su sondajı için ortaya koydukları ek ödemeyi ödemeyenlerin elektriğini, suyunu kesebilir mi? Bu kişiler hakkında icra takibi başlatabilir mi? Elekriğini ve suyunu kestikleri kişiler ne gibi bir işlem yapmak zorunda kalacaklardır.
Bu sorularıma cevap verebilirseniz çok çok memnun olacağım. 
Saygılarımla


admin
Sat 2 February 2008, 09:02 pm GMT +0200
Saın Mühendis,

Sizi bayağı ihmal etmişiz. Cevabınızı veriyorum.

1) Mesajımda açıkladığım şekilde oluşturulmuş olan bir site yönetimi, tapu siciline götürülmediği için hukuken geçersiz olduğunu  ifsde ettiğiniz bir yönetim planının bir maddesini dayanak yaparak su sondajı yaptırtmak için ek ödeme talebinde bulunabilir mi?

Kesinlikle bulunamaz. İhtar ediniz. Tapuda kayıtlı yönetim planınızda site yöneiminin ek ödeme talebinde bulunma hakkının olmadığını kabul ediyorum.

2) İşletme projesi ile belirtilen aidatı ödeyen, ancak ancak sadece yönetim kurulunca alınan bir karara göre su sondajı için ortaya koydukları ek ödemeyi ödemeyenlerin elektriğini, suyunu kesebilir mi?

Kesinlikle kesemezler. Böyle bir hakları yoktur. Bu durum anayasada belirlenmiş gayrimenkul sahipliği hükümlerine aykırıdır. Ayrıca bu bahanelerle elektriğinizi , suyunuzu kesen kişiler için hukuk davası yanında ceza davası da açabilirsiniz. Tazminat talep edebilirsiniz.

Yönetim eğer siz hiç hakkınız olmadan istediği rakamları ödemiyorsanız, icra yoluna gidebilir. Bnun dışında herhangi bir yaptırım imkanları yoktur.
 

Bu kişiler hakkında icra takibi başlatabilir mi?

Bu hususu yanıtladım ancak kişiler de icraya itiraz edebilirler. Neticede yönetim kişilere icra davası açacak ve orada kişiler delillerini öne süreceklerdir.  


Elekriğini ve suyunu kestikleri kişiler ne gibi bir işlem yapmak zorunda kalacaklardır.

Hah . Bunu yanıtlamışım. Kimsenin böyle bir hakkı yoktur.

Sayın Mühendis ,

Daha önce söyledim mi şimdi hatırlamıyorum . Ancak siz bir an önce bu hukuksuzlukları ele alan bir ihtarnameyi kaleme alın ve yönetim kuruluna gönderin. Bu sizi daha güçlü duruma sokacaktır.

Sizin iş yargıya gidiyor . Haberiniz olsun.

Deli Dumrul Bir Yönetiminiz Var!



admin
Tue 5 February 2008, 03:39 pm GMT +0200
TOPLU YAPILARDA DİĞER SORULARDA YÖNETİM PLANI DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TARİHİ İLE İLGİLİ YORUMLARIMIZI OKUMAK İÇİN....
LİNKLERE TIKLAYINIZ:....

Yeni Kanun Dolayısı İle Toplu Yapı Tanımındaki Anayapıların Yönetim Planları Değişmeli Mi?
http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?topic=368.0

Yeni Yasaya Göre Yönetici Seçimi Tarihi ve Yönetim Planı?
http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?topic=325.0

Yönetim Planı Geçerli Mi? Çoğunluk Ne Olmalı ? Bu Site Yönetimi Yasal Mı?
http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?topic=324.0

PEKİ TOPLU YAPI KAPSAMINDA YÖNETİM PLANLARI NE ZAMANA KADAR DEĞİŞECEK, NASIL YAPILACAK?
http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?topic=406.0


Yönetim Planları Değişecek - ANA MADDE BAŞLIĞI
http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?board=46.0

mühendis
Fri 8 February 2008, 10:28 pm GMT +0200
Sayın Admin verdiğiniz çok yararlanıyorum.
En son öğrenmek istediğim " İşletme projesi ile belirtilen aidatı ödeyen, ancak sadece yönetim kurulunca alınan bir karara göre su sondajı için ortaya koydukları ek ödemeyi ödemeyenlerin elektriğini, suyunu kesebilir mi? " sorusuna  "Kesinlikle kesemezler. Böyle bir hakları yoktur. Bu durum anayasada belirlenmiş gayrimenkul sahipliği hükümlerine aykırıdır. Ayrıca bu bahanelerle elektriğinizi , suyunuzu kesen kişiler için hukuk davası yanında ceza davası da açabilirsiniz. Tazminat talep edebilirsiniz." şeklinde cevap vermiştiniz. Ancak Anayasada gayrimenkul sahipliği ile ilgili herhangi bir maddeye rastlayamadım. Bu hangi maddede açıklanmaktadır. Buna ilişkin başk yasal düzenlemeler bulunmakta mıdır. Beni bu konuda da aydınlatacağınızı umuyor, saygılar sunuyorum.

admin
Sat 9 February 2008, 05:00 pm GMT +0200
Sayın Mühendis ,

Konu zaten çok açık. Anayasanın 35. maddesi "– Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." der. Buradan yola çıkarak, sizin kat mülkiyetinden doğğan ilişkileriniz ile ilgili olarak bir yorum ekledim sadece.

Bizim sitemiz Kat Mülkiyeti ile sınırlı. Ancak sitemizde gayrimenkul hukuku açısından bazı mevzuatlar var. Sizin gayrimenkul ile ilgili olarak literatürde arama yapmanız imkansız .. Bu konunun hukuk karşılığı Taşınmaz Mal Zilyedliğidir.

İlgili Kanunlar hakkında
Kat Mülkiyeti İle İlgili Açıklamalı Konular
http://www.katmulkiyeti.com/portal/forum/index.php?board=2.0

bölümünden eğer içeriyorsa diğer ayrıntıları bulabilirsiniz.

Bunun dışındaki hususlar hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için internetteki çok nitelikli diğer hukuk forumlarını kullnabilirsiniz.

Saygılarımla,

mühendis
Wed 13 February 2008, 08:50 pm GMT +0200
Sayin Admin,
Şimdi de karşımıza bir başka sorun cıktı. Sorun şu;
Sizlerle yazıştığımız için biliyorsunuz.
Her parsel için ayrı ayrı düzenlenmiş, her sayfası imzalı  yönetim planları Tapuya 27/12/2001 yılında verilmiş, Tapu dairesinde mevcuttur.
29/07/2007 tarihinde 4 parsel için seçilmiş bir tek yönetim, 29/07/2007 tarihli yeni bir yönetim planı ortaya koymuş ve uygulamaya başlamıştır. Bu yönetim planı Tapu Dairesine tescil ettirilmemiştir. Bu yönetim, 29/07/2007 tarihli tapuya tescilli olmayan bu yönetim planı için "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" demekte ve uygulamaktadır.
Sorum Şudur;
1) 28 Kasım 2007 den önce 4 parselde kurulu dubleks konutlar için seçildiğini söyleyen bu yönetim, 2001 yılından beri tapu dairesinde bulunan yönetim planlarını göz ardı edip, 2007 yılında ortaya koyduğu ve bazı kat maliklerine sadece son sayfasını imzalattığı, tapuya da tescil edilmemiş bir belgeyi "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" adı altında ortaya koyarak uygulamaya koyabilir mi?
2) Kat irtifakı kurulurken her parsel için ayrı ayrı olmak üzere taa 2001 yılında düzenlenerek tapu dairesine verilmiş yönetim planları yok sayılabilir mi? Yönetim planı benzeri sözleşme nedir?Ne zaman düzenlenmesi gereği vardır?
3) Tapu  dairesince tescil edilmiş esas yönetim planları varken, Tapuya tescil ettirilmemiş yönetim planı benzeri sözleşme  uygulamaya konabilir mi?

admin
Thu 14 February 2008, 04:22 pm GMT +0200
mühendis ..........
Her parsel için ayrı ayrı düzenlenmiş, her sayfası imzalı  yönetim planları Tapuya 27/12/2001 yılında verilmiş, Tapu dairesinde mevcuttur.
(Geçerli Olan Yönetim Planı Budur!)

29/07/2007 tarihinde 4 parsel için seçilmiş bir tek yönetim, 29/07/2007 tarihli yeni bir yönetim planı ortaya koymuş ve uygulamaya başlamıştır. Bu yönetim planı Tapu Dairesine tescil ettirilmemiştir. Bu yönetim, 29/07/2007 tarihli tapuya tescilli olmayan bu yönetim planı için "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" demekte ve uygulamaktadır.


Sorum Şudur;
1) 28 Kasım 2007 den önce 4 parselde kurulu dubleks konutlar için seçildiğini söyleyen bu yönetim, 2001 yılından beri tapu dairesinde bulunan yönetim planlarını göz ardı edip, 2007 yılında ortaya koyduğu ve bazı kat maliklerine sadece son sayfasını imzalattığı, tapuya da tescil edilmemiş bir belgeyi "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" adı altında ortaya koyarak uygulamaya koyabilir mi?



Burada diğer üyeler için bir açıklama ... 28 Kasım 2007 Yeni Kat Mülkiyeti Yasasınının yürülüğe girdiği tarihtir. Bu tarihten önceki kurallar şu olmalıdır.

Birçok parsel üzerindeki yapılarda kat malikleri biraraya gelerek, Kat Mülkiyeti Kanununda öngörülen kat malikleri kurulu yönetimini oluşturamazlar. Bu kişiler arasında geçerli olan bir yönetim planı var ise, bu yönetim planı Kat Mülkiyeti Kanununun öngördüğü yönetim planı olmayıp, ancak taraflar arasında bir sözleşme hükmündedir.
Bu hususlar dikkate alındığında, uyuşmazlığa Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanamayacağı gibi, sözü edilen Kanunun (KMK)  Ek 1 ve HUMK.'nun 8. maddesi de dikkate alındığında, bu gibi davalara Sulh Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.
... (Y. 18. HD., 09.06.1997, E. 1997/5408, K. 1997/6070.)

l'den çok parsel üzerindeki bağımsız bölüm mâliklerinin oluşturdukları Kurul, KMK.'nda öngörülen Kat Mâlikleri Kurulu niteliğinde olmadığı için, bu Kurul kararlarına karşı ancak genel hükümlere göre dâva açılabilir.
Davada, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun olarak üç ayrı bağımsız parsel üzerinde inşa edilmiş üç ayrı anayapıdaki bağımsız bölüm maliklerinin biraraya gelerek her bir parseldeki yöneticilerden ayrı olarak ortak yönetici seçmelerine ve her üç parsel üzerindeki yapıların müşterek yararlandıkları merkezi ısıtma sistemi sebebi ile yapılacak ortak giderlere ve avansına ilişkin kararın iptali istenmektedir.
Böyle bir dava Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği, ortak merkezi ısıtma sistemi sebebi ile tüm kat maliklerinin hak ve sorumluluklarını bu sebeble düzenleyen bir irade beyanına ilişkin olduğu cihetle Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Bu hususlar dikkate alınmadan uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ...(Y. 18. HD„ 02.04.1998, E. 1998/1958, K. 1998/ 3508.)

KMK'da Sözleşme Nedir? :
 
Kat mülkiyetinin veya irtifakının kurulmasına ait resmî seneddir.
 

Bütün kat mâliklerinin özgür iradesi ile oluşturulan birsözleşme niteliğindeki Yönetim Plânı hükümlerine ilke olarak müdâhale edilmemesi gerekir. Ancak, kanunun buyurucu kuralların ıihlaleden, aynî hak değerinde bir hak oluşturan YönetimPlânı hükümleri mahkemece iptal edilebilir.(Y. 18. HD., 14.06.1999, E. 1999/6211, K. 1999/7670.)


Yani sözleşme denilen metin aslında "Yönetim Planı"'dır.

 "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" Nedir?

Valla İlk defa duydum. Bilmiyorum. "Demokrasilerde çareler tükenmez" beyitinin ürünü olmalı.

KMK. hükümlerine göre, kat mülkiyetine geçişte düzenlenen ve tüm kat mâlikleri tarafından imzalanması gereken belgeler, taraflar arasında bir sözleşme niteliğindedir. Bu sözleşmenin feshini ve tâdilini gerektirir zorunlu kanunî sebebler olmadıkça, değiştirilemez. (Y.18. HD., 22.01.1993, E. 1992/13835, K. 1993/328)

"Bütün kat mâliklerinin özgür iradesi ile oluşturulan bir sözleşme niteliğindeki Yönetim Plânı hükümlerine ilke olarak müdâhale edilmemesi gerekir. ...."(Y. 18. HD., 14.06.1999, E. 1999/6211, K. 1999/7670.)

Kat mülkiyeti /kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerin malikleri arasında uyuşmazlık/ihtilaf çıkacak olursa, sırasıyla aşağıdaki hükümler uygulanır. Ancak, birinci sırada (yani 1'de) hüküm varsa, ikinci sıradaki hüküm uygulanmaz.

1)   Tapu Kütüğü kaydındaki hükümler,
2)   Kat mâlikleri arasında yapılmış sözleşme hükümleri,
3)   Yönetim Plânı'ndaki hükümler,
4)   KMK. hükümleri,
5)   Medenî Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler.

Emredici hükümler dışında, sözleşme ile getirilen düzenlemeler ve daha da önce Yönetim Plânı öncelikle uygulanır.

Peki  "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" !!!!

Herhangi bir konuda  Kat Mâlikleri Kurulu karan alınamazsa, kat mâliklerinin hepsinin katıldığı bir "Sözleşme" ile de aynı sonuca varılabilir. Ancak bu şekilde düzenlenen sözleşme, o sözleşmede imzası olan kat mâliklerini bağlar. Bağımsız bölümlerin mülkiyetini sonradan iktisap edenleri, yani
yeni mâlikleri bağlamaz.

O halde, Yönetim Plânı ve Kat Mâlikleri Kurulu kararı niteliğinde olmayan ve konu ile ilgili metnin kanundakinden farklı bir şekilde düzenlenen sözleşmeye yeni mâlikler uymak zorunda değildirler.

Demekki Peki  "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" !!!! YÖNETİM PLANI NİTELİĞİNDE OLMAYAN YÖNETİM PLANIDIR!!!!!

DİĞER TARAFTAN YÖNETİM PLANI NİTELİĞİNDE OLMAYAN YÖNETİM PLANI İÇİN...

Kat irtifaklı/kat mülkiyetli olmayan binaların mâlikleri tarafından yapılan sözleşmeye kendileri 'Yönetim Plânı" deseler bile — adı geçen sözleşme binaları kat irtifaklı/ kat mülkiyetli olmadığı için — KMK.'da hükme bağlanan Yönetim Plânı niteliğinde olmaz; Borçlar Kanunu hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşme niteliğinde olur. Bu nedenle de, böyle bir sözleşmeden doğacak anlaşmazlıklar Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenir.

Birbirlerine bitişik bile olsa l'den çok parsel üzerinde müşterek kat mülkiyeti kurulamaz. Ancak, paydaşlar tesis için sözleşme yapabilirler ve bu sözleşmeyi imzalayan kat mâliki bununla bağlı olur. (Y. 18. HD.,27.09.1993, E. 1993/7647, K. 1993/10020.)

KMK.'na göre Yönetim Plânı niteliği taşımayan sözleşmeler sadece onu imzalamış olanları ve onların adına bağımsız bölümü kullananları bağlar.
Böyle bir bağımsız bölümü miras yoluyla veya satın alma ile iktisap edenler, bu sözleşmeyi imzalamadıkları takdirde, onunla bağlı olmazlar.

Yani yönetiminiz mevcut yönetim planı varken ve değişiklik koşulları yerine gelmeden "2007 yılında ortaya koyduğu ve bazı kat maliklerine sadece son sayfasını imzalattığı, tapuya da tescil edilmemiş bir belgeyi "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" adı altında ortaya koyarak uygulamaya koyamaz" , AYRICA BU YÖNETİM PLANI BENZERİ SÖLEŞME'nin geçerli olması için maddelerinin mevcut tapuya kayıtlı yönetim planı maddeleri ile çelişmemesi gerekir. Eğer çelişmiyorsa ve yönetim planı içeriğinde bulunmayan ve mevcut tarihteki kanun (KMK) 'a ters düşmeyen maddeler için ise bu sözleşme sadece imzalayanları bağlar , ve borçlar kanununa göre bağlar. Yani bu sözü edilen söleşme için  Kat Mülkiyeti hükümleri uygulanamaz.


2) Kat irtifakı kurulurken her parsel için ayrı ayrı olmak üzere taa 2001 yılında düzenlenerek tapu dairesine verilmiş yönetim planları yok sayılabilir mi? Yönetim planı benzeri sözleşme nedir?Ne zaman düzenlenmesi gereği vardır?

BU KONUYU BİR ÜST MADDEDE ANLATTIM.

3) Tapu  dairesince tescil edilmiş esas yönetim planları varken, Tapuya tescil ettirilmemiş yönetim planı benzeri sözleşme  uygulamaya konabilir mi?

BU KONUYU DA BİR ÜST MADDEDE ANLATTIM.


İyi günler dilerim.

mühendis
Thu 14 February 2008, 07:56 pm GMT +0200
Sayın Admin,
Verdiğiniz cevaplar için ne kadar teşekkür etsem azdır. Bu konularda sayenizde çok büyük bilgi birikimine sahip oluyor ve şu veya bu şekilde yönetimi eline geçirmiş üç kişilik deli dumrulun olumsuz eylemlerinden bir çok kişinin korunmasını sağlamış oluyorum. Bu hep sizlerin sayesindedir. Bu nedenlerle tekrar ediyorum ; sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır az. Sizleri çok sık rahatsız ettiğim için özur dilerim, ama mecburum. Şimdilik hoşça kalın diyor, iyi günler ve başarılar diliyorum. İyi ki doğdunuz, varsınız.

mühendis
Fri 15 February 2008, 10:55 am GMT +0200
Sayın Admin Tekrar Merhaba.
Dün verdiğiniz cevaplardan çok yararlandim. Tekrar Çok teşekkür ediyorum. Yalnız iletinizin bir yerinde "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" tanımını hiç duymadığınızı yazmıştınız. Bilgi paylaşımı bakımından sizlere A. Kadir DAYLIK ismindeki , bu konulara odaklanmış bir yurttaşımızın bir yayınını göndermeye gayret edeceğim. Yayın PDF formatında. Yayının Adı " Kat Mülkiyeti Hukukunda Yönetim Planı". İşte bu yayının 5.bölümü tamamen "Yönetim Planı Benzeri Sözleşmeler" konusuna ayrılmış bulunuyor. Bu yayını size bu format içersinde gönderemiyorum. Bu nedenle e-aile ekleyerek göndermek zorundayım. Sizler de inceleyiniz. En azından yanlış da olsa bilgi çeşnisi bakımından önem taşıyacağını sanıyorum. Yardımlarınız ve katkılarınız için tekrar teşekkür ediyor saygılar sunuyorum. 

admin
Fri 15 February 2008, 01:22 pm GMT +0200
Sayın mühendis,

Son metninizde belirttiğiniz
Sayın Admin Tekrar Merhaba.
Dün verdiğiniz cevaplardan çok yararlandim. Tekrar Çok teşekkür ediyorum. Yalnız iletinizin bir yerinde "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" tanımını hiç duymadığınızı yazmıştınız. Bilgi paylaşımı bakımından sizlere A. Kadir DAYLIK ismindeki , bu konulara odaklanmış bir yurttaşımızın bir yayınını göndermeye gayret edeceğim. Yayın PDF formatında. Yayının Adı " Kat Mülkiyeti Hukukunda Yönetim Planı". İşte bu yayının 5.bölümü tamamen "Yönetim Planı Benzeri Sözleşmeler" konusuna ayrılmış bulunuyor. Bu yayını size bu format içersinde gönderemiyorum. Bu nedenle e-aile ekleyerek göndermek zorundayım. Sizler de inceleyiniz. En azından yanlış da olsa bilgi çeşnisi bakımından önem taşıyacağını sanıyorum. Yardımlarınız ve katkılarınız için tekrar teşekkür ediyor saygılar sunuyorum. 

yayın ile ilgili mailinizi aldım . "İntihal" yapmamak kaygısı ile kendi yazımda ve benim editörü bulunduğum bu sitede tabi yayınlamak istemiyorum. Yoksa yayınının sadece 5. Bölümünü okumama rağmen herhangi hatalı bir ibareye rastlamadım. Bu sebeple A. Kadir DAYLIK'ın bu eseri hakkında "yanlış yorum" bulunduğu gerekçesi ile yayınlamıyorum diyemem.

"Yönetim Planı Benzeri Sözleşmeler" terimi benim mevzuatta karşılaşmadığım bir konu . Ancak Sn. Daylık anladığım kadarı ile bu tip genel karar metinlerin toplamına  veya tüm kat maliklerinin altına imzasını koyduğu sözleşme adını taşıan metinlere "Yönetim Planı Benzeri Sözleşmeler" terimini doğru buluyor.

Ben size bir önceki yazımda kat maliklerinin yapacağı sözleşmelerin hukuki durumunu anlattım.

Sözünü ettiğiniz bu yayının 5 . bölümü de  aslında temelde başka bir şey söylemiyor. Sonuçta bu tip metinler KMK'ya göre değil borçlar kanununa uygun düzenleniyor. İmzasını taşıyan kat maliklerini bağlıyor ve bağımsız bölümün bir başka kat malikine intikal etmesi sonrasında yeni kat malikini de bağlamıyor.

Sayın yazarın yayınında da tanımını kendisi yaptığı "Yönetim Planı Benzeri Sözleşmeler"'in 28 Kasım 2007 tarihinden önce yani kat mülkiyeti kanunu değişikliği yapılmadan önce yürülükte olan kanunun "birden fazla parselde" kat mülkiyetine uygun bir yönetim mevcut olmayacağı için bir çıkar yol olarak düzenlenen bir sözleşme tipi olduğu anlaşılıyor.

Ancak hiç bir sözleşme bir yönetim planının yerini tutamaz. Her halde tapuda kayıtlı yönetim planı değiştirilmeden de mevcut yönetim planına aykırı hükümler içeren sözleşmeler uygulanamaz.

Yani bir önceki yazımda da belirttiğim tüm görüşler geçerli.

Bununla beraber A. Kadir AYLIk'ın eserinde benim fikrim ile çeliişen bir ibare mevcut değil. Zaten kendisi de genel olarak 5. Bölüm incelendiğinde  kendisinin tanımı ile "Yönetim Planı Benzeri Sözleşme" 'leri bir Yönetim Planının üzerinde tutmamış.

Ancak eseri boş bir zamanımda okuyacağım. Bana ulaştırdığınız için teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

mühendis
Fri 15 February 2008, 03:33 pm GMT +0200
Sayın Admin Merhaba.
İlginize teşekkür ediyorum. Ben o yayını sadece bilgilenmeniz için gönderdim. Bu güne kadar konu ile ilgili çeşitli kaynaklar karıştırdım, ancak  hiç birinden ve hiç bir yerde sizin verdiğiniz bilgiler kadar yararlanamadım. Bu nedenle sizler bu konuda benim için en iyi uzman kategorisinde yerinizi almış durumdasınız. En küçük bir sorunla karşı karşıya geldiğimde sizler ilk danışmanımsınız. Bu bakımdan sizleri bıktırmayacağımı, daha doğrusu benden usanmayacağınızı umud ediyor, bana olan katkılarınız için tekrar teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

admin
Fri 15 February 2008, 03:36 pm GMT +0200
Başımızın üzerinde yeriniz var :)

mühendis
Fri 15 February 2008, 07:54 pm GMT +0200
Çok Teşekkürler