admin
Mon 13 October 2008, 01:49 pm GMT +0300
Toplantıda bulunmayan kat malikleri karara sonradan katılır ve kararı imzaladıkları takdirde yeterli çoğunluk sağlanır ise hukuki durum ne olacaktır. Yaygın bağımsız konutlarda (yazlık) toplantılarda zabıt tutuluyor , bunlar deftere yazıldıktan sonra imzaya açılıyor. İşte tam bu noktada , toplantıda olmayan kişiler-kat malikleri kararı imzaladıkları takdirde ( ki genelde böyle oluyor) çoğunluk- yeter sayı elde edilirse geçerliliği tartışılabilirmi?
Bunu forumun bir başka yerinde anlatmıştık. Ancak aradım ben de şimdi bulamadım.
Ancak sorunuza şiyle cevap vermek isterim.
Bilinmektedir ki KMK . vekalet konusunda anlayışlıdır. Bir kişi bir diğerini vekalet ile temsil edebilir. Ancak bu vekaletin bir şekli yoktur. Yazılı olması yeterlidir.
Vekalet imzalı faks olarak da gönderilebilir. Ancak faksın zaman içinde yazılarının silinmesi ihtimali söz konusu olduğundan sonradan ıslak imzalı olan asıl metnin yöneticiye yollanmasında fayda vardır.
Hatta ve hatta toplantı sırasında "ben filancanın vekiliyim" şeklinde söylenen bir söz dahi dikkate alınabilir. - tabi ki güvenirlilik koşulu aranır, belki telefonla asıl kat maliki aranabilir ve teyid alınabilir- Sonradan bu vekalet yazısı temin edilebilir.
Konu ile ilgili net bir yargıtay kararı bulunmaktadır. Aşağıdadır.
"....Kat malikleri, Kat Malikleri Kurulu toplantısına bizzat katılabilecekleri gibi başkalannı da kendi adlarına katılmak üzere tevkil edebilirler. Kat Mülkiyeti Kanununun 31. maddesinde, bu vekaletin özel bir şekilde (yazılı veya resmi) olacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığı gibi, genel hükümlere bakıldığında vekaletin özel bir şeklinin bulunmadığı da görülür. Yargılama sırasında vekaletin tevsiki yönünden yeterli niteliklere sahip olan vekaletname örnekleri de dosyaya konulmuştur. Bu kapsamdaki vekaletin bu niteliği dikkate alındığında, toplantı yapıldıktan sonra da, ibraz edilmesi halinde dahi vekaleten toplantıya katılım geçerli olur." (Y. 18. HD., 28.11.1996, E. 1996/9547, K. 1996/10601.)
Tabi tüm bu durumlarda kararlar için gerekli oy sayısı mevcut o anda toplantı salonunda bulunmayan ilgili vekaletin sayılması ile de gerçekleşir.
Sizin sorunuzda sonradan "karara imza atanlar" ve kararı onaylayanlar tabiki teknik olarak yeter sayı oy sayısını arttırmaktadırlar.
Aslında böyle bir usul yoktur. Ancak md: 32 gereğince, toplantıya katılmış olup olmadığına bakılmaksızın, alman kararlar tüm kat mâliklerini bağlar.
Eğer yeter sayı toplantıda elde edilememiş ve yine de karar alınmış ise aslında bu karar KMK yetersayı hükümlerine aykırı olduğundan karar geçerli değildir. Ancak karar defteri toplantı sonrasında dolaştırılıp imza edildiğinde imzalayan kat malikleri toplantıda mevcut olduklarını aslında kabul etmektedirler. Karar içeriğinde toplantıya .... sayıda kat malikinin katıldığı şeklinde bir cümle varsa tabiki bu sayıdan fazla olan alttaki imzalar aslında geçerli değildir.
Aslında bu durumun sonradan hukuksal açısından değerlendirilmesi güçtür. Bu biraz da toplantı metni ile de ilgilidir.
Ancak toplantıya katılan maliklerde biri toplantıysa katılanlarının sayısının ve / veya isimlerinin karar tutanağına geçmesi ve/veya itirazi kaydini koymuş ise sonradan imza atanların imzları geçerli olmayacak ve kararın yetersayısı hakkında bir etkisi olmayacaktır.
Ancak bunların hiç birisi yapılmamış ise sonradan atılan imzalar hukuken toplantıda geçerli imza olarak kabul edilmemesi gerekirken, tespitteki ispatsızlık bakımından yeter sayı adetine etki edecektir.
Bir yorum isterseniz!
"Toplantıya katılmayıp, sonradan karar tutanağına toplantıya katılmış gibi imza atan kat maliklerinin oyları karar açısından geçerli olmamaktadır"
Ancak dediğim gibi bazı durumlarda ispat sorunu olabilir. Bu hallerde konu yargıya intikal ettiğinde bu oylar geçerli sayılabilir.
Ancak bu tip uygulamalar sakıncalıdır.